Batı taklitçiliği

BATI TAKLİTÇİLİĞİ

Avrupa taklitçiliği adı altında, bu milletin elini dinimizden ve milli örf ve geleneklerimizden gevşetmemeye çok dikkat etmeliyiz. “Kendi yürüyüşünü terk etti, başkası gibi de yürüyemedi, kendi yürüyüşünü de unuttu, ortada nasıl yürüyeceğini bilmeyen zavallılar” gibi olmamalıyız. Örf ve ananelerimiz inanç ve dinimizle iç içe girmiş ve bütünleşmiştir. Batıyı taklit veya bolşevizmi taklit, bu milleti ne Hıristiyan ve ne de komünist olmasına sebebiyet verecektir. Bu millet komünist veya başka bir dinin saliki asla olamaz. Eğer İslamdan ellerini gevşetirse, olsa olsa ancak anarşist olur. Ne dindar ne kâfir ne Hristiyan olamaz.

Müslüman olmaması demek anarşist olması demektir. Çünkü İslâmiyetin disiplininden ve güzelliğinden kopanlar başka din veya sistemlerim içine giremezler. Acaba bu beyinsizler dinsizlikte hangi menfaati buluyorlar. “Eğer idare ve asayişi düşünüyorlarsa; Allah’ı bilmeyen dinsiz on serserinin idaresi ve şerlerini def’etmesi, bin ehl-i diyanetin idaresinden daha müşkildir. Eğer terakkiyi düşünüyorlarsa; öyle dinsizler idare-i hükûmete muzır oldukları gibi, terakkiye dahi manidirler. Terakki ve ticaretin esası olan emniyet ve asayişi kırıyorlar. Doğrusu onlar, meslekçe tahribatçıdırlar. Dünyada en büyük ahmak odur ki, böyle dinsiz serserilerden terakki ve saadet-i hayatiyeyi beklesin.”

Malûmdur ki: A’lâ bir şey bozulsa, edna bir şeyin bozulmasından daha ziyade bozuk olur. Meselâ: Nasılki süt ve yoğurt bozulsalar, yine yenilebilir. Yağ bozulsa, yenilmez, bazan zehir gibi olur. Öyle de: Mahlûkatın en mükerremi, belki en a’lâsı olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvandan daha ziyade bozuk olur.
Fıtraten kahraman, karakteri yüksek olan bu millet, İslamiyetin vermiş olduğu güzelliklerle en kaliteli bir millet haline gelmiştir. Yağ gibi kalitelidir. Bu milleti dinden ve dine dayalı milli örf ve adetlerimizden batıyı taklit adına uzaklaştırmak, yağ gibi kaliteli olan bu milleti daha çok tefessühe terk etmektir.

Bu milleti işe yaramaz hale getirmektir.
Buna çok dikkat etmek elzemdir.

Gençliğe çağrı;
Ey bu vatan gençleri! Firenkleri taklide çalışmayınız! Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adavetten sonra, hangi akıl ile onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittiba edip emniyet ediyorsunuz? Yok! Yok! Sefihane taklid edenler, ittiba değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi i’dam ediyorsunuz. Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittiba ettikçe, hamiyet davasında yalancılık ediyorsunuz!.. Çünkü şu surette ittibaınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzadır!.

Gençlerin bu çağrıya dikkat etmeleri ümidiyle…
Necdet İÇEL
12 Şubat 2010 Cuma

Bu haber 12/07/2010 tarihinde eklenmiştir.