'ZAMAN' Yazarlarının Kültür Çeşitliliği
Soru :
Etyen Mahçupyan ve O’nun tarzındaki yazarlar niçin Zaman Gazetesi’nde yazarlık yapıyor?
Cevap:
Aslında bu sorunuzun gerçek muhatabı, sizlerde takdir edersiniz ki ben değilim. “ZAMAN” gazetesi çok büyük bir kuruluştur. İnanıyorum ki bir istişare kurulu vardır. Sorduğunuz bu husus onların istişarelerinden geçmiştir, Şûra’da bereket vardır. “ZAMAN” Gazetesi’nin bahtının miftahı meşveret ve şu’radır. Onların da öyle hareket ettiklerine inanıyorum.
Ama benim kanaatimi öğrenmek istiyorsanız bu hususta şunları söyleyebilirim.
ZAMAN gazetesi belli bir süre haberleri yorumlu olarak verdi. O dönemde bütün gayretlerine rağmen arzu ettikleri tirajı alamadılar, kaliteye ulaşamadılar. Ne zaman ki “Haber” ile “Yorum”ların arasını ayırdılar işte o zaman hem kalite hem de tiraj kazandılar.
Haberlerin objektif olması gerekir. Bu da haberlerin yorumsuz olması ile mümkündür. Yorumu ise köşe yazarları yapmalıdır, öyle de olmuştur.
Bir gazeteye kalite kazandıran önemli unsurlardan biri, yorum yazısı yazan köşesi olan yazarların “Heterojen” olmasıdır. Her fikirden, her düşünceden, her ekolden, hatta her ırktan yazarların olması bir gazeteye kalite, seviye ve tiraj kazandırır. “ZAMAN” “heterojen” olmasıyla dünya gazetesi olmuştur. Bu bizler için iftihar vesilesidir.
“ZAMAN” gazetesinin okurları kültürsüz bir kitle değildir. Kitap okuyan, sohbete giden, elinde belli ölçüleri olan şuurlu okurlardır. Gazetede kim ne yazarsa yazsın, kendi temel ölçüleri ile mihenge vurabilecek okurları vardır.
Onun için yazarın yorumları ile gazeteyi zenginleştirmesi çok isabetli bir hareket tarzıdır. Çok zengin menülü bir sofra gibi, herkes beğendiğinden yiyebilir, zevkine göre tadabilir. Bu o sofraya icabet edenlerin sayısını çoğaltır.
“Milliyet”, “Hürriyet” Gazetelerinde heterojenlik yoktur. “Cumhuriyet” gazetesinde hiç olamaz. Tek tip elbise gibidirler. İnsanları kucaklamaları, çoğalmaları mümkün değildir.
“Abant Platformu” genel mantığı ile meseleyi ele alırsanız, renkli yazar kadrosu ile onların temsil ettikleri yerlerle de bir diyalog temin etmiş olursunuz. Diyaloga ve bizim birbirimizi tanımaya ihtiyacımız vardır. “ABANT RUHU” çok sesliliği ve yorumculuğu gerektirir. Arzu ettiğimiz husustur.
“ZAMAN” okurlarına göre ters gibi görünen yazarların yazı yazması “ZAMAN”ın okurlarına güveni saygısı ve onlara değer vermesidir. “Bizim okurumuzun kıyas etme gücü var, fikirleri aynen almazlar, değerlendirebilecek ufukları vardır” demektir.
Soruda ismini verdiğiniz “Etyen Mahçupyan” beyin durumu da takdire şayandır.
Bu “ZAMAN”ın kendine güvenini ifade eder,
Etyen Mahçupyan ve Şahin Alpay Beyler gibi zevat-ı muhteremler, 28 Şubat döneminde iyi bir imtihan vermişlerdir. 28 Şubat sürecine karşı demokrat davranmışlar, dik durmuşlardır, 28 Şubatı eleştirmişlerdir.
Demokrasilerde gazetecilik “İmam söyler cemaat âmin der” gibi değildir. [/b]Dünya gazetesi olmak istiyorsanız, gazetenizde çok farklı perspektiflerin olması şarttır. Bir pencereden dünyaya ve hadiselere bakma, baktırma değil, pek çok pencereden bakma ve baktırma esas ve hedef olmalıdır.
Kanaatim odur ki “ZAMAN” çok iyi bir noktadadır. Bu minvalde gazete devam etmelidir.
[/b]
Ancak bizim alternatif en az iki gazeteye daha ihtiyacımız vardır:
Daha akademik, daha çok aydınlara hitap eden, Türkiye ve Dünya aydınlarını kucaklayan bir gazeteye,
Reklamlarına, tüketim reklamlarına dikkat eden, lüks ve israfa teşvik etmeyen, okurlarının genel maddî ve manevî ihtiyaçlarına cevap veren esnafa, halka yönelik ikinci bir gazete olabilir.
Hangi şekilde gazete çıkartılırsa çıkartılsın, demokrasi ve dünya basın konjonktürüne uygun, aynı zamanda iman ahlâk ve mazi kökü ile ciddî alâkadar olmalıdır.
Necdet İÇEL
Bu yazı 13/04/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 509 kişi tarafından okunmuştur.