Günün Sözü: *Ağır sözler, ağır özlerden çıkar.
Sitede şu an 22 kişi var. Toplamda 3,497,435 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Tadil-i erkan

Namazda tadil-i erkan deyince ne anlamamız gerekiyor? Tadil-i erkanı anlamak için ilmihal kitaplarını (farz, sünnet, vacip, adap) okumak yeterli midir? Tadil-i erkan nedir? Nasıl anlamamız gerekir?

Değerli kardeşim,

Sizin sorunuzdan anladığım kadarıyla tadil-i erkan; namazın farzı, vacibi, sünneti, adabı demek değildir. Tadil kelimesi; adale kökünden gelir ki “adalet” manasındadır. Hak sahibinin hakkını vermektir. Aslına zarar vermeden değiştirmek, tebdil etmek, hafifletmek, doğrulaştırmak, vasat hale koymak manalarına da gelir. Binaenaleyh namazın ister farzı, ister vacibi, isterse sünnetini eda ederken, onların hakkını vermek tadil-i erkandır. Hakkını verme ise, yukarıda tarif ettiğimiz şekildir.

Namazlarda tadil-i erkana riayet, İmam Ebû Yusuf'a göre, bir rükün olduğundan farzdır. Bundan maksat, namazın kıyam, rükû ve secde gibi her rüknünü sükunetle yerine getirmeli ve bu rükünleri yaparken her uzuv yerli yerine tam oturmalıdır. Örneğin; Rükûdan kıyama kalkarken vücut dimdik bir hale gelmeli ve sükunet bulmalı, en az bir kere: "Sübhanellahi'l-Azîm" diyecek kadar ayakta durup ondan sonra secdeye varmalıdır. Her iki secde arasında da böylece bir tesbih miktarı durmalıdır.

Bu konuyu ilmihal kitaplarından okuyabilirsiniz. Daha geniş malumat için de fıkıh kitaplarına bakmalısınız.

Tadil-i Erkan, İmam Azam ile İmam Muhammed'e göre, vaciptir. Bu iki ayrı görüşten birincisine göre, tadil-i erkan yapılmaksızın kılınan bir namazı yeniden kılmak gerekir, ikinci görüşe göre ise, tadil-i erkanı terkten dolayı yalnız sehiv secdesi gerekir. Fakat böyle bir namazı yeniden kılmak daha iyidir. Böylece insan ihtilaftan kurtulmuş olur. Ayrıca kerahetle kılınan namazları da yeniden kılmak vacip görülmüştür.

Namazdan manevî haz duyanlar, namazda tadil-i erkana riayet ederler, acele etmekten sakınırlar. Acele etmeyi saygıya ve edebe aykırı görürler.
Hayatın en yararlı ve en kıymetli saatleri ibadetle geçen zamanlardır. Boş yere veya kısa bir yarar uğrunda zamanlarını harcayan insanların namaz gibi yüksek bir ibadetten, devamlı bir mutluluk yolundan ve İlahî huzurun zevkinden mahrum olmamak için çalışmamaları pek garip ve acınacak bir hal değil midir?

Sorduğunuz için teşekkür eder, takvalı günler dilerim.

Necdet İçel

Bu yazı 09/02/2012 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 179 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet