Günün Sözü: *Ağır sözler, ağır özlerden çıkar.
Sitede şu an 24 kişi var. Toplamda 3,497,411 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


SALAHADDİN'İNİ ARAYAN ÜLKE 'FİLİSTİN' (Çise Kitap Yayınları)

Salahaddinini Arayan Ülke FİLİSTİN

İngilizler, dünyayı kendilerine göre şekillendirirken İsrail, Filistin, Ürdün, Suriye, Irak, Lübnan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, İran, Kuveyt, Umman, Ürdün ve Yemen'in olduğu bölgeye "Ortadoğu" demişlerdir. İngiltere merkez, orası onlara göre "Ortadoğu"dur.


Halbuki, o bölge dünyanın merkezi olan bölgedir. Kur'an-ı Kerim'de, "Rabbu's-semavati ve-l ardı", "Haleka's-semavati ve'l-ardı" tabirleri çok geçer. Yani, "Semavatın ve Arzın Rabbi", "Semavatı ve Arzı yarattı" ifadeleri çoktur. Allah (celle celaluhu) adeta terazinin bir kefesine gökleri diğer kefesine dünyayı koyarak eşit olarak ifade buyurmuştur. Dikkat ettiğimizde görürüz ki, dünya, semalara nispetle, deryada bir damla bile yapmaz.

Anlaşılıyor ki, Kainat'ın ve Semavat'ın kalbi dünyadır. Dünyanın da kalbi ve beyni Kabe ve civarıdır. Kabe arşı ferşe bağlayan nurani direktir. O yıkılınca kıyamet kopacaktır. Civarı da "Ortadoğu" denen bölgedir.

Ortadoğu zarfının mazrufu Mekke ve etrafıdır. Yani Ortadoğu'yu bir zarf olarak kabul edecek olursak, o zarfın içinde en kıymetli mektup Mekke ve etrafıdır. Kur'an'ın "Ümmül kura ve men havlehe" dediği o bölge ki, şehirlerin, yeryüzü beldelerinin anasıdır.

Allah (celle celaluhu) her şeyi çift-çift yarattığını ifade eder. Kabe'nin eşi, çifti, "etrafıyla beraber mübarek olan Mescid-i Aksa'dır." Mescid-i Aksa, Kabe'den kırk sene sonra inşa edilmiştir.

Kabe etrafıyla şehirlerin anasıdır. Çünlü insanlığın rahm-i maderidir (çıkış noktasıdır). İnsanlık Arafat'ta tohumlandı, Müzdelife'de hissedildi, Kabe'nin Kapısı'nda da ilk insanı Hz.Havva dünyaya getirdi.

Mescid-i Aksa ise etrafıyla beraber mübarektir. Bunu anlatan Kur'an-ı Kerim'de değişik ayetler vardır.

Bizim bildiğimiz Kabe'nin tarihinde dinler savaşları olmamıştır. Çünkü Kabe'ye, Mekke'ye Hz.İbrahim'in oğlu Hz.İsmail ile Hz.Muhammed( sallallahu aleyhi ve sellem) arasında başka Peygamber gelmemiştir.

Orası "Beled-i Emin" ( emin belde ) olarak bütün insanlık tarihinde muhafaza edilegelmiştir.

Kabe'nin eşi olan Mescid-i Aksa ve civarı Hz.İbrahim 'in oğlu Hz.İshak kanalıyla birçok peygamber gönderildiğinden, peygamberlerinden sonra, onların ümmetleri arasında hem toprağı ele geçirmek hem de Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak için pek çok defa savaşlar olmuş ve bölgede bir türlü huzur yakalanamamıştır.

Mescid-i Aksa ve Kudüs'ün, Filistin topraklarının tarihinde, tarihin tespitine göre üç defa huzur yakalanabilmiştir:

1. M.Ö 1000'li yıllarda, Hz.Davud ve Hz.Süleyman Dönemi'nde Beni İsrail ile beraber bir altın devri yaşanmıştır. Bu takriben 150 sene kadar devam etmiştir.

2. 638 yılında (H:16) tarihinde Hz.Ömer Devri'nde fetihle Müslümanlaşan bir huzur devri daha yakalanmıştır. Bu bölgede 638'den 1099'a kadar 461 sene bir altın devri yaşanmıştır.

3. Arada 88 sene Haçlıların elinde zulüm, işkence ve tahribat gördükten sonra, 1187 senesinden Şarkın Sultanı Salahaddin Eyyubi Devri'nde bir altın dönem daha yakalanmış, İngilizler'in işgali olan 1917 senesine kadar devam etmiştir. Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın bir aralık çıkardığı kargaşayı istisna edecek olursak, yaklaşık 730 sene bir huzur devri yaşanmıştır.

Dünyadaki bütün problemler Mescid-i Aksa ve onun zarfı olan Kudüs üzerinde yapılan planlardan kaynaklanmaktadır. Orada huzur sağlanamadığı sürece, Ortadoğu'da, Asya'da ve dünyada huzur sağlanamayacaktır.

Orasının huzuru için, Türkiye'nin huzura kavuşması şarttır. Çünkü İttihat ve Terakkicilerin 2.Meşrutiyet ile çıkardığı huzursuzluktan bu yana bizim dünyamızda da huzur kalmamıştır.

Bir başka ifadesiyle Türkiye'nin iç problemleri İsrail'e bağlı loca ve yeraltından her gün silahları çıkan eli kanlı örgütler yok edilmediği sürece biz kendimize gelemeyeceğiz biz kendimize gelince o bölge de kendine gelecektir. v Çünkü aynı güçler, güçlü iktidarlı Sultan Abdülhamid'i azletmiştir. Yeni kurulan hükümette 1909'da dört tane bakanlığa, Yahudi olan kişiler getirilmiş sonra Meclis'te toprak satma kanunu çıkarılmış, Yahudiler'in Filistin topraklarında toprak almasının önü açılmış ve onlar da toprak satın alarak, arkasından İsrail Devleti'ni kurmuşlardır.

Türkiye-Anadolu Filistin ile aynı kaderi paylaşmaktadır.

Türkiye Asya'yı Avrupa'ya bağlayan uç noktadır. Türkiye'ye hakim olan Ortadoğu dahil Asya'ya hakim olur. Bu Batılı için çok önemlidir.

Filistin ise, Asya'yı Afrika'ya bağlayan önemli bir noktada bulunmaktadır.
Afrika'da yer altı kaynakları vardır. Afrika kanalıyla, Filistini de ele geçirirlerse, Ortadoğu'ya ve Asya'ya hakim olabileceklerdir. Asya'nın yer altı zenginlikleriyle beraber Kudüs'ün mukaddesiyeti ve Mescid-i Aksa'nın fazileti vardır.

Cenab-ı Hakk, pek çok peygamberi, o bölge insanına rehber olarak göndermiştir. Hz.İbrahim'i, Hz.İshak'ı, Hz.Yakup'u, Hz.Lut'u, Hz.Davud ve Süleyman'ı Hz.Yuşa'yı Hz.Zekeriya'yı Hz.Yahya'yı ve en son Hz.İsa'yı o bölgeye irşadçılar ve ıslahçılar olarak göndermiştir.

Filistin bölgesi, Hz. Nuh'un oğullarından Sam'ın oğlu Kenan'ın oğullarıyla beraber yerleştiği bir bölgedir. Kenan bölgesi M.Ö 5000 yıla dayanan şekliyle Kenaniler olarak Filistinlilerin bölgesi olmuştur. Bölge Hz. Yakub'un oğullarının da gözdesi olmuş, ara ara onlar da o bölgeye gelmiş gitmişlerdir. Yer yer o bölgede hakimiyet kurmuşlardır.

Devletler ve milletler, zamanın geçmesi ve mekanların el değiştirmesi, iniş ve çıkışlarıyla devam etmiş gitmişlerdir.

Galibiyet ve mağlubiyet Kainat'ta değişmeyen bir Allah kanunudur. Gece-gündüz, kış-yaz gibi galibiyet ve mağlubiyet de milletler ve ümmetler için de geçerlidir.

İsra Suresi'ne "Beni İsrail Suresi" de denir. Bu surede İsrail oğullarının tarihte uğradığı askeri yenilgi ve sosyal felaketlere yer verilir. Bunun gayesi, devletlerin, milletlerin yükseliş ve çöküşün yasalarını hatırlatmaktır.

Olayların çevresinde döndüğü eksen " Ve biz, her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık."(İsra, 13) mealindeki ayettir.

Allah (c.c) Tevrat'ı İsrail oğulları'na rehber, Kur'an-ı Kerim'i ve Hz. Muhammed'i (s.a.v) bütün insanlığa tabiî ki İsrail oğullarına da rehber olarak göndermiştir.

Filistin ve Kudüs'te uyuyanların uyanması 100 sene ile kayıtlanmıştır. Hz. Üzeyir 100 sene uyumuş ve sonra da uyanmıştır. Filistin bölgesi, 7 Kasım 1917'de İngilizler'in işgaliyle uyumaya başlamış, 2017'de inşallah uyanacaktır.O coşkulu günleri beklemekteyiz.

Her vuslata mehtap olmuş beldeye bak!

Eyvah! Yalıyor ufkunu bir kanlı şafak

Sabret Kudüs'üm silmek için gözyaşını

Elbet bir Ömer, bir Salahaddin çıkacak.


KENAN SEYYİDHANOĞLU

Bütün insanlığın içini kanatan, yüreğimizi dağlayan son hadiselerle ilgili (Ne yapabiliriz?) diye düşündüm.Elim kalem tutuyor, dilim konuşuyor, bari dilimle vaaz ve sohbet halinde destek vereyim diye düşünerek altı-yedi Cuma vaazını bu işe tahsis ettim.Büyük ilgi gördü.Çok kalabalık gruplara konferanslar halinde meseleyi şuurlandırma noktasıyla takdim etmeye çalıştım.

Elim kalem tutuyor. Öyleyse bir de bunu kitap haline getirip, halkın nazarına takdim edeyim diye düşündüm. Ortaya işte bu kitap çıktı.

Gelecek nesiller karşısında "Ne yaptınız?" dediklerinde mahcup olmamayı arzu ettim.

Allah (c.c) Ahiret'te sorduğunda mahcup olmamayı arzu ettim.

Cenab-ı Hakk sizleri, bizleri, hepimizi halkın ve Hakk'ın huzurunda mahcup etmesin.

Selam ve dualarımla.

Necdet İÇEL

07.02.2009 Bozyaka / İZMİR

İsteme Adresi
Adres-1 : BEKKA Turizm Seyehat Ltd.Şti. Gazi Osmanpaşa Bulvarı 1312 Sk. Zorer İş Hanı No:4 K:3/309 Çankaya / İZMİR
Tel : ((0232) 445 76 66
Faks : (0232) 441 93 63

Adres-2 :
Akdoğan Cad. No: 64/2 Buca-İzmir
Tel : (0 505) 677 88 20

Bu yazı 25/04/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 919 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet