Ramazan Ayı Bitiyor
Ramazan Ayı Bitiyor,Güzellikleri Devam Etmelidir.
Bir ay boyunca sahur, iftar, teravih, oruç gibi Ramazan’a has güzelliklerle dolu farklı bir dünyada yaşadık. Zamanı dilimlere ayırırsak, Ramazan’ın, bu dilimlerin en değerlisi olduğunu görürüz. Zamanın bir parçası olduğu için akıp giden zamanla beraber o da hayatımızdan çıkacaktı ve çıktı; ama biz onu, bize kazandırdığı güzellikleri yaşayarak ve daha da zenginleştirerek Ramazan’ın ruhunu tekrar yaşayabilir, yaşatabilir ve Ramazan coşkusunu devam ettirebiliriz.
Ramazan’da şeytanlar zincire vurulmuş, biz de onların yakınına sokulmayarak kendimizi koruyabilmiştik. Artık şeytanlar serbest. Şeytanın insanla Hz. Adem’in yaratılışından beri yaptığı mücadelenin ve en büyük mücahedenin o ve onun içimizdeki yardımcısı ile olduğunun farkında olan Müslümanlar için bu çok da önemli değil. Bizi asla hiçbir şeye zorlayamayacak olan şeytanla mücadelede artık biraz daha güçlenmemiz gerekecek.
Bundan sonra şeytanın kendine ait zincirlerden kurtulduğu bu zamanda, sıra bizim ona zincir vurmamıza geldi. Şeytana zincir vurmanın yolu da Ramazan’da onu zincire vuran şartları iyi değerlendirip onun içimizdeki yardımcısı olan nefsimize karşı daha dikkatli olup onun süfli isteklerine boyun eğmemekten geçiyor
Allah Resulü (s.a.s) bir hadisi şeriflerinde bize bilgi verdiği gibi aynı zamanda da hedef gösteriyor. Şanı yüce Nebi, “Her kim Ramazan orucunu tutar da sonra buna Şevval ayından altı gün oruç ilave ederse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi olur.” buyuruyor. Bütün seneyi oruçlu geçirmekten bahseden Efendimiz, yalan söylemeyi ve boş sözlerle insanları üzmeyi bırakmanın zaruretini de dile getirmekte, böyle bir kimsenin aç kalmasına Allah’ın değer vermeyeceğini belirtmektedir. Ramazan orucunu hakkıyla tutan bir insan için bütün seneyi oruçlu geçirmek söz konusudur.
Ramazan orucunu sadece midesine tutturanlar orucun ruhunu bütün seneye yayamayacaklardır. Senenin tamamı da Ramazan hassasiyetiyle yaşanırsa orucun ayrı bir değeri vardır. Efendimiz’in yukarıdaki hadisini şöyle anlayabiliriz. Ayeti kerimede: “Kim Allah’a güzel bir iş ve iyilik yaparak Allah huzuruna gelir, ona on misli verilir; kim de bir kötülükle gelirse, sadece kötülüğüne denk bir ceza görür ve hiç kimseye haksızlık edilmez.” (En’am:160) buyrularak genel bir hüküm verilir. Buna göre Ramazan’da otuz gün oruç tutulup buna Şevval ayında altı gün daha eklenirse otuz altı gün oruç olur. Her iyilik on kat karşılık görünce bu üç yüz altmış eder.
Bazı günler de oruç tutmak zaten haramdır. Bu matematik olarak böyledir. Ama bunun yanında Efendimiz bize bütün seneyi oruçlu gibi geçirme hedefini göstermektedir. Allah Resulü’nün bazı ifadeleri bir vak’ayı dile getirirken aynı zamanda bir hedef göstermektedir. Burada bütün seneyi oruçlu geçirmenin yolu gösterilirken aynı zamanda Müslüman’ın önüne bütün sene oruçlu gibi yaşama hedefi konulmaktadır.
Ramazan’da mahallenin uygun bir yeri, iftar çadırları, evlerimiz ve benzeri uygun yerlerde ihtiyaç sahiplerini düşündük, en azından onların dertleriyle dertlendik. Şimdi Ramazan bitti; ama fakirler ve ihtiyaç sahipleri hala var. “Onlar varsa biz de varız.” diyerek bu mübarek ayda kazandığımız güzel hasletleri devam ettirebiliriz. İftar çadırları Ramazan’a ait özel bir uygulama olsa bile değişik vesileleri değerlendirerek fakirleri düşünmek Müslümanca yaşamanın gereğidir.
Ramazan ayında kazandığımız güzelliklerin hayatımızın sonuna kadar devam ettirilmesi duasıyla…
Bu yazı 29/08/2011 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 436 kişi tarafından okunmuştur.