Kalbin tathiri ve tezyini
Mesnevi-i Nuriye’nin Katre bölümünde Üstad hazretleri tevhidden bahsediyor fakat “hatime” kısmında manevi hastalıklara değiniyor. Hocaefendi de tevhid delilleri kasetinin birincisinde “İnsanda inat, fesat, kibir vs. duygular varsa hakikatler ona tesir etmez” bağlamında konuşuyor. Bağlantısı nedir?
Değerli kardeşim,
Çok önemli bir hususa dikkat çekiyorsunuz. Zira imanın mahalli olan kalbimize, iman sultanı gelip oturabilmesi için, öncelikle ve evveliyetle kalbimizin her türlü şirkten ve şirki işmam eden haletten temizlenmesi gerekmektedir. Zira bir sultan veya vali gelip bir makama oturabilmesi için öncelikle o makamın hazırlanması ve her türlü eraciften, pisliklerden temizlenmesi şarttır.
Buna İslami usulde “tathir ve temizlemekten sonra tezyin etmek ve süslendirmek ameliyesi” denir. Bu hususu Üstad hazretleri İşarat’ül İ’caz’da, Bakara suresi ikinci ayetin sonunda geçen takva ile, üçüncü ayetin başında geçen “Onlar ki gayba inanırlar” ifadesi arasındaki münasebete dikkat çektiği yerde ifade eder. Oraya bakabilirsiniz.
Kalbe imanın girip, parlayıp, kalbi süslendirebilmesi için, kalbin şirkten, isyan ve günahlardan ve Allah’tan başka şeyi terk etmesiyle temizlenmesi lazımdır.
İşte Üstad hazretlerinin özetle burada kaydettiği hususu, bahsettiğiniz gibi Mesnevi-i Nuriye’de Katre risalesinde de görüyoruz.
Katre risalesi tevhid deryasından bir imani damla olarak ele alınmış fakat bu imanın kalbe yerleşebilmesi için, kalbin yeis, ucub, gurur ve su-i zan gibi hastalıklardan temizlenmesine ve tathirine dikkat çekmiştir. Aynı üslubu ve kaideyi Hocaefendi de 31 Ocak 1975’te başlayıp 16 Mayıs 1975’te Manisa Muradiye camisinde 16 vaaz halinde tamamladığı “tevhid delilleri” vaazında da dikkat çekmiş ve meseleyi bu ölçülerle dinleyenlere takdim etmiştir. 21 Şubat 1975 Cuma vaazından itibaren 13 vaaz halinde tevhid delilleri olarak takdim ettiği vaaz serisine girmeden önce 14 Şubat 1975 tarihli vaazında kalbimizi temizleyip imana hazır etmesi için küfre götüren yollar başlığında “cehalet, inat, korku, inhiraf, kibir, zulüm, heva ve hevese ittiba” gibi kalbimizi temizleyen hususlara dikkat çekmiştir. Hocaefendi’nin kurduğu münasebetle Üstad’ın tespit ve takdim ettiği münasebet aynı münasebettir: “Tathir olmadan tezyin olmaz”
Sorduğunuz için teşekkür eder, takvalı ve imanlı günler dilerim.
Necdet İçel
Bu yazı 20/02/2012 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 230 kişi tarafından okunmuştur.