İhlas Suresinin İsimleri
İHLAS SURESİNİN İSİMLERİ
Kur’ân-ı Kerîm’in surelere bölünmesi ve bu surelere isimlerin verilmesi bizzat vahiy sahibi tarafından yapılmıştır. Hadis-i şeriflerde surelerin isimleri zikrolunur.
Kur’ân-ı Kerîm’de surelerin isimleri umumiyetle kabul edildiği şekilde, sure içinde anlatılan bir olaydan bir manadan bir peygamber isminden veya benzeri bir olaydan dolayı alınmıştır. Sure isimleri genellikle Arapça orijinal isimleriyle ifade edildiğinden pek çok defa ne manaya geldiğine dikkat edilmemektedir.
Aslında surelerin isimleri, o surede anlatılan manaların ve muhtevasının ipuçlarını vermektedir. Bundandır ki surelerin adları, o surenin ne kadar câmî ve muhtevası geniş manalar ifade ettiğini de gösterirler.
Surelerin isimleri, o surenin faziletini de ifade ederler. Bu husus, pek çok hadis-i şerifte ifadesini bulmaktadır.
Kur’ân-ı Kerîm’deki sureler içerisinde en çok mana ifade eden ve bundan dolayı en çok ismi olan sure İhlas suresidir. Tespit edilebildiği kadarıyla İhlas suresinin 19 tane adı vardır. Halbuki İhlas suresinde 17 tane kelime vardır. İhlas suresinin isimleri, ifade ettiği kelimelerin sayısından fazladır. Bu aynı zamanda İhlas suresinin faziletini de göstermektir.
İhlas sûre-i celilesinin birçok adları vardır: En meşhurları şunlardır;
1-"İhlâs" ve "Kul hüvallahü ehad"
Bu sûre, dinin temel ilkesi olan tevhidi en halis ve en güzel şekilde dile getirdiği için "İhlas" adını almıştır.
2-“Esas” adıyla anılır
Allah Teâla, "Âyetelkürsi" ile bu İhlâs Sûresi'nde olduğu kadar, Kur'ân'dan başka hiçbir kitapta, İslâm'dan başka hiçbir dinde böylesine güzel tarif olunmamıştır. Hafız İbnü Receb'in Ka'b'dan, Zemahşerî'nin Übey ve Enes'ten rivayetle zikrettikleri üzere "Gökler ve yer "Kul hüvallahü ehad" Sûresi üzerine kurulmuştur"1 diye gelen haber akıl açısından dahi aksine ihtimal bulunmayan bir gerçektir. Zatında vücudu vacib, mutlak kemali cami, her türlü ihtiyaçtan, şerik (ortak) ve nazirden (benzerden) münezzeh (uzak) bir varlık olmasaydı hiçbir şey var olamazdı.
3-Tevhid suresi
Histe ve akılda birbiriyle birleştikleri görülüp duran bütün semaları ve arzları ile âlem bütünüyle O'nun birliğine delalet eyleyen, hep O'nun varlığını ve birliğini bildiren âyetler ve deliller olarak yaratılmış olmak manasına bu sûrenin içeriği üzerine kuruludur.
4-Tefrid suresi
Allah’ın, hem zatında birliğini hem esma ve sıfatlarında ve kainattaki tecelliyatındaki birliğini ifade etmesi itibariyle, Allah’ın ferdiyetini, ferd ism-i azamını ifade etmesi itibariyle bu ad verilmiştir.
5-Tecrid suresi
Allah’ın, mücerred olan zatını ifade etmesi yönüyle buna bu ad verilmiştir.
6-Necat suresi
Hz. Enes’ten gelen bir rivayette; Bir kimse (İhlas suresini kastederek) “Ey Allah’ın Resulü! Ben bu sureyi seviyorum” dedi. Resulullah (SAV); “Onu sevmen seni cennete sokacaktır” buyurdu.2 Bu sure, bu sureyi sevenlerin necatına sebebiyet verdiği için, buna bu isim verilmiştir.
7-Velayet suresi
Bu sure, gerçek imanla kulun Allah’a bağlanışını ve işlerini Allah’a havale edişini ifade etmesini anlatması yönüyle bu isim ile de ifade edilmiştir.
8-Marifet suresi
Bu sûrenin içeriğini tam kavramakla Allah tanınmış olur. Bir adam namaz kılmış ve namazda bu sûreyi okumuştu. Hz. Peygamber; “Doğrusu bu, Rabbini tanıyan arif bir kul"3 buyurdu, diye yine rivayetler arasında yer almış olan bir haberdir.
9-Cemal suresi
Allah'ın yüce cemalinin vasıfları vardır.
10-Nisbe suresi
Tirmizî'nin de rivayet ettiği üzere müşrikler Resulullah'a "Bize Rabbinin nesebini söyle."4 demeleri üzerine nazil olmuş ve Allah Teâlâ'nın nesepten, (soy-soptan) münezzeh olduğunu bildirmiştir. Bir de Taberanî, Osman b. Abdurrahman kanalıyla şöyle bir hadis rivayet eylemiş: "Her şeyin bir nisbeti vardır, Allah Teâlâ'nın nisbeti de Kul hüvallahü ehaddir"5
11-Samed suresi
Doğrusu bu sûre, "Doğmamış ve doğurmamış" âyeti ile Allah hakkında nesebi reddetmektedir.
12-Muavvize suresi
Nesaî, Bezzar ve İbnü Merdûye sahih senetle Abdullah b. Üneys'den rivayet etmişlerdir ki; Resulullah (s.a.v.) göğsüme elini koydu da bana “Söyle” dedi. Ben ne diyeceğimi bilemedim. Sonra “De ki Allah birdir” buyurdu, söyledim, bitirdim. Sonra “De ki sabahın Rabbine sığınırım” buyurdu, onu da söyledim, bitirdim. Sonra “İnsanların Rabbine sığınırım” buyurdu, onu da söyledim, bitirdim. Bunun üzerine Resullullah buyurdu ki; "İşte böyle teavvüz et (Allah'a sığın), teavvüz edenlerin hiçbiri bunlar gibisiyle teavvüz etmemiştir."6
13-Mania suresi
İbnü Abbas'dan bir rivayette kabir sıkıntılarına mani olduğu için7 bu isim verilmiştir.
14-Berâe suresi
Şirkten uzak tutup beri kıldığı için bu isim verilmiştir.
15-Müzekkire suresi
Hâlis tevhidi tezkir (hatırlattığı) ve telkin ettiği için bu isim verilmiştir.
16-Nur suresi
Bir hadis-i şerifte “Her şeyin bir nuru vardır, Kur'ân'ın nuru da “Kul hüvallahü ehad”dir, diye geldiği için buna “Nûr Sûresi” denilmiştir.8
17-İman suresi
Bu surenin dile getirdiği tevhid olmayınca iman tam olmayacağı için bu isim verilmiştir.9
18-İhlaseyn suresi
Kafirun suresi ile bu sure, “Lâ ilâhe illallah” tevhid kelimesinin nefhi ve ispatı menzilesinde anlam bakımından birbirlerine bağlı oldukları için, bu ikisine (Kafirun suresi ve İhlas suresi) İhlaseyn suresi denilmiştir.
19-Mukaşkışeteyn suresi
Kafirun ve İhlas sureleri, insanları şirkten uzaklaştırdıkları ve manevi olarak her türlü hastalıklardan tedavi ettikleri için bu isim verilmiştir.
Önemli olan ihlastır. Amellerde ihlas olmayınca, insanın öbür alemde kurtulması mümkün değildir.
"İnsanlar helâk oldu-âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu-ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu-ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar."10 hadis-i şerifi gereğince ihlas esastır.
Fakat şurası muhakkaktır ki, imanda ihlası kazanmadan amelde ihlası elde etmek mümkün değildir. Kur’ân-ı Kerîm’in üçte birisi Allah’tan bahseder. İhlas suresi de Kur’ân’ın üçte birisini ifade eder.11 Geri kalanı ise ibadetler ve İslam’a hizmetin dava yönleriyle beraber muamelatı, hukuku, ahlakı vs. ifade ederler. Fakat bütün bunların özünde imanda ihlas vardır. İhlas suresi de imanda ihlası ifade ettiği için, bütün Kur’ân’ı kendinde özetlemiştir diyebiliriz.
Cenab-ı Hak’tan imanda ve amelde ihlaslılar olmamızı diler, hepinizi Allah’a emanet ederim.
Necdet İÇEL
Kaynaklar
1- Zemahşeri, Keşşaf tefsiri, c: 4, shf: 813
2- Tırmizi, Sevabü'l Kur'ân, 11, (2903)
3- Alusi, Tefsiru'l Meani, c: 27, shf: 340
4- Tırmizi, Tefsiru-sureti, 112/1, 2
5- Alusi, Tefsiru'l Meani, c: 27, shf: 340
6- Nesai, İstiaze, 1
7- Alusi, Tefsiru'l Meani, c: 27, shf: 341
8- Alusi, Tefsiru'l Meani, c: 27, shf: 341
9- Alusi, Tefsiru'l Meani, c: 27, shf: 341
10- Keşfü'l-Hafa, 2-3, 12
11- Buhari, Fedail'ül-Kur'ân, 13
Bu yazı 01/01/2011 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1671 kişi tarafından okunmuştur.