Günün Sözü: Kurban bize; '' Biz bu cihana sahip olmak için değil, şahit olmak için geldik.'' dersini verir.
Sitede şu an 51 kişi var. Toplamda 3,083,436 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Hucumat-ı sittenin başındaki ayetin münasebeti

29. Mektup’un altıncı kısmındaki ayetin konuyla alakası nedir?

Değerli kardeşim,

Bahsettiğiniz 29. Mektup’un altıncı risali olan altıncı kısmın başındaki ser levha olan ayet-i kerime “Zalimlere meyletmeyin! Aksi halde ateş size dokunur!” (Hud; 113) ifadesiyle sadece zulmetmek değil, o zalimlere alet olmak veya yeri orası olmadığı halde onlara meyletmenin de ateşe gitmenin sebebi olarak ifade edilmektedir.

Burada dikkatimizi çeken bir husus daha vardır ki; “cehennem ateşi tabiri kullanılmadan sadece “ateş” kelimesi kullanılmasıdır.” Zira zalimlere yaslanmak veya meyletmek sadece ahirette cehennem ateşine dokunulmasını değil, dünyada da derbederlik zillet ateşinin dokunmasına sebebiyet verebilir olduğuna dikkat çekmek içindir.

Adaletin zıddı olan zulüm herhangi bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, ziya ışık ile nurun aksi olan şeydir. Dini manada ise zulüm hak yemek, eziyet işkence ve baskı kullanmak, adaletsizlik yapmak, haddi aşmak, söz ve fiilde aşırı gitmektir.

Kelime olarak zulüm azgınlık gadr, karanlık, azap ve eza ile eşanlamlıdır.

Zulmün üç mertebesi vardır;

1- İnsanın Allah’a karşı işlediği zulüm ki şirk ve küfürdür,

2- İnsanlar arasındaki zulüm ki, bu da insanların kendi cinslerine karşı işledikleri suçlar, günahlar ve haksızlıklardır.

3- İnsanın kendi kendine zulmetmesidir.

Bütün bu zulümleri yapana da zalim denir.

Kur’ân-ı Kerîm’de zulmeden zalimin de üç farklı siga ile tabir edildiğini görüyoruz. Zalim, zallam, zalum… Bütün bunların kendilerine göre farklı manaları ayetlerden delilleri ve misalleri vardır.

Şeytan (ister cinni şeytan ister insi şeytan olsun) desiseleriyle hubb-u cah, korku duygusu, tamah, menfi milliyetçilik, enaniyet, tembellik ve tenperverlik damarlarına işletmek suretiyle insanın vazifeden ve adaletten uzaklaşmasına ve böylece zalimlere yaklaşmasına sebebiyet verebilir.

Her hatip, her müellif gibi Üstad hazretleri de yazacağı mevzunun başına, o mevzunun bütününü alakadar eden bir ayet-i kerime koyması ve o ayeti ser levha yapması oldukça önemlidir. Bu risalenin başına konan ayet-i kerime de altı desisenin tamamını içine alan ve aldandığımız zaman neticelerini gösteren cami mana ifade eden bir ayet-i kerime olması da oldukça manidardır.

Cenab-ı Hakk vazifemizi yapmak suretiyle adalet-i taammeyi yaşayarak her çeşit zulümden ve ateşlere meyletmeden bizleri muhafaza buyursun.

Sorduğunuz için teşekkür eder, Âdil-i Hakîm’e emanet ederim…

Necdet İçel

Bu yazı 11/01/2012 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 149 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet
Albümler