Günün Sözü: Düşmanızın bile parmak ve dudağını ısırtabilecek bir ahlâk,muteşem bir ahlâktır.
Sitede şu an 35 kişi var. Toplamda 3,487,383 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Güney Afrika Cumhuriyeti'ne selamlar

Dünyanın en garip ve dikkat çekici kıtalarından bir tanesi, Afrika kıtasıdır. Genelde zencilerden ve Araplardan oluşan kıta, dünyanın en fakir kıtalarından bir tanesidir. Eski dünya karalarından birisi olan Afrika, 30.218.000 km yüzölçümüyle kıtalar arasında Asya ve Amerika’nın ardından üçüncü sırada gelir.

Afrika adı, Kartaca’ya ilk defa ayak basan Romalılarca “afri” veya “africani” denilen oymakların adından esinlenerek verilmiştir. Afrika adı bu ülkeye fön savaşları sırasında verilmiştir.

Televizyonlardan hep açlık ve sefalet haberleriyle takip ettiğimiz Afrika ülkelerini, ben hep müslüman ülkeler zannederdim. Ayrıca hepsinin de Arap olduğunu zannediyordum. Kasım 2011 sonlarında yaptığım seyahatte, bu bilgilerimin doğru olmadığını fark ettim. Kuzey Afrika genelde Arapların elindedir. Güney Afrika ise bütünüyle zencilerden oluşmuştur. Afrika’nın güneyi kuzeyinden daha fazla sömürge ülkeleri haline getirilmiştir. Bu sömürge ülkelerinden bir tanesi de Güney Afrika cumhuriyeti olarak bilinen önemli bir ülkedir.

15. asır öncesinde Avrupalılar için meçhul olan ülke, 1488’de Bartholomeu Dias’ın Ümit Burnunu geçmesi ile tanındı. Avrupalılar için yeni bir Hindistan yolu olan Ümit Burnu, stratejik bir önem kazandı. Güney Afrika hakkında tarihi bilgiler bu tarihten sonra başlar. Avrupa’dan Hindistan’a ilk deniz seferini ise 1498 yılında Vasco Da Gama yapmıştır. Bu tarihten sonra Avrupalı, Hindistan’a olan ticaretini bu yolu kullanarak yapmıştır.

Eğer Ümit burnuna giderseniz, oradaki anıtlarda “15. yüzyılın en güçlü devleti olan Osmanlı devletinin, Hindistan’a giden baharat ve ipek yolunu ele geçirmesinden dolayı buralara gelmek zorunda kaldık.” ibaresini görürsünüz.
Avrupa ile Hindistan arasında seferler yapan İspanyol, Hollandalı, Portekizli ve İngiliz gemiciler için Güney Afrika sahilleri bir uğrak noktası olmuştur. Hollandalı, Jan Von Riebeek isimli bir doktor, 1652 senesinde çalışmakta olduğu Hollanda-Doğu Hindistan Şirketi adına Güney Afrika sahillerindeki şimdiki Cape Town şehrinin bulunduğu Tavola Körfezinde, ticaret gemileri için depo ve levazım istasyonu kurdu.

17. yüzyılın ortasında kurulan bu ticari üs aynı yüzyılın sonlarında koloni (sömürge) haline getirildi. Bu ülke topraklarını sömürge yapmak isteyen İngilizler, Fransızların bölgeyi işgal etmelerini engellemek perdesi arkasında, bölgeyi işgal ettiler ve kendi sömürgeleri arasına kattılar. Bu işgal, söz konusu Avrupa devletleri arasında 1815 senesinde yapılan bir anlaşma ile kabul edildi.

Avrupalıların buralarda ilk sömürge kurmaları esnasında yerli halka karşı yapılan ırk ayrımı politikası, 1807’de İngilizlerin çıkarttığı kanunla kaldırıldı. Fakat azınlıkta olan Boer adı verilen çiftçiler tarafından ırk ayrımı şiddetle tatbik edildi. Bu kanunun kalkmaması karşısında Boerler, 1836’da sömürge topraklarından ayrılarak iç kısımlara doğru göç ettiler ve ırkçılıklarını buralarda sürdürdüler.

İngiltere sömürgesinden sırasıyla 1852 ve 1854 senesinde Orange ve Transvaal adı ile iç işlerinde bağımsız yeni iki sömürge kuruldu. İç kesimlere yerleşen Boerlerle İngilizler arasında ilk zamanlar mevcut olan ılımlılık, gün geçtikçe soğuk harbe ve nihayet iki Boer Devletinin İngiltere’ye savaş ilanı ile sıcak harbe dönüştü.


Sömürgeci İngiltere ile ırkçı Boerler arasındaki kanlı savaşlar, 1902 senesinde İngilizlerin kesin galibiyeti ile nihayet buldu. İngiltere buraları iç işlerinde bağımsız birer sömürge olarak ilan ve savaş tazminatı ödemeye mahkum etti. İki İngiliz sömürgesine (Orange ve Transvaal) iki de Boer devleti katılınca (bunlar iç işlerinde bağımsız), Güney Afrika dört devletten müteşekkil bir federasyon oldu.

Birinci Dünya Savaşından sonra her geçen gün ağırlık kazanan ırkçılık, 1924’te başa geçen General Herzog’un zamanında çıkarılan kanunlarla meşru hale getirildi. General Herzog 1934 senesinde çıkarttığı kanunlarla zencilerin yurttaşlık ve siyasi haklarını ellerinden aldı. İkinci Dünya Savaşından sonra bu ırkçı politika şiddetini artırarak devam etmiştir.

1948’de Dr. Molan’ın iktidara gelmesi ile mevcut ırkçı politika had safhaya vardı. Çeşitli dünya ülkelerinden yapılan baskılara rağmen, Güney Afrika Cumhuriyeti iktidarları, ırkçı politikadan vazgeçmediler. Ülke bu politikalarını terk etmemek pahasına Milletlerarası bazı teşkilatlardan ayrıldı. 1961’de ayrıldığı Commonwealth İngiliz Milletler Topluluğu teşkilatı da bunlardandır.

1968’de öğrencilerin düzenledikleri ırk ayırımına karşı gösterileri din yetkililerince de desteklendi. Bunun üzerine hükümet, askerleri en yeni silahlarla donattı. Güvenlik kuvvetlerini ve istihbarat teşkilatını kuvvetlendirdi. Böylece Afrika’daki diğer devletlere karşı da üstünlük sağladı.
1969’da Birleşmiş Milletlerin Namibya’dan çekilmesi isteğini reddetti. Namibya, Güney Afrika Cumhuriyetinin fiilen bir eyaleti oldu. Irk ayrımını burada da uyguladı. Dünya devletleri arasında yalnız kalan Güney Afrika Cumhuriyeti, 1970’ten sonra Afrika Devletleri arasında taraftar kazanmak için bazıları ile ilişkiler kurmaya çalıştı.

1976’daki zenci hareketlerinde yüzlerce zenci öldürüldü. Devam eden baskı ve öldürmeler üzerine, BM Güvenlik Konseyi, Güney Afrika Cumhuriyetine silah satışını yasakladı. Milletlerarası ilişkileri hemen hemen kopma noktasına gelen yönetim, sert ırkçı yönetiminden tavizler vermeye başladı. Zencilere sendika kurma hakkı tanındı.

1982’de Namibya’nın sömürgelikten kurtulmak için başlattığı hareket, ülkeyi yeniden karıştırdı. Sorgusuz, yargısız öldürmeler başladı. Yeni anayasa yapılarak başkanlık sistemine geçildi. Buna rağmen ülkedeki çatışmalar durmadı. Cumhurbaşkanı Botha, ülkesini milletlerarası yalnızlıktan kurtarmak için çeşitli ülkeleri ziyaret etti ve bunda başarı sağladı. Zenci çoğunluğun sesi, baskı ve zulümle susturuldu. Komşu devletlere saldırılar başladı.

Cumhurbaşkanı Botha, lideri bulunduğu Ulusal Parti içinde meydana gelen muhalefetin de tesiriyle 1989 Ağustosunda istifa etmek mecburiyetinde kaldı. Yerine Frederik W de Klerk geçti. Eylül 1989 seçimlerinde seçme hakkı bulunmayan zenciler ülke çapında büyük grev yaptılar. Zencilere karşı yumuşama politikası uygulayan Cumhurbaşkanı de Klerk Şubat 1990’da meclisi açarken yaptığı konuşmada Afrika Milli Konseyi, Afrika Komünist Partisi ve 33 muhalefet örgütü hakkında bulunan yasağın kaldırıldığını açıkladı.

Ayrıca 1962’den beri hapiste bulunan zenci lider Nelson Mandela serbest bırakıldı. Afrika Milli Konseyi 1991 senesi “İktidarın halka devredilmesi için toplu eylem yılı” ilan etti. Aynı sene yapılan Afrika Milli Konseyi toplantısında Nelson Mandela başkanlığa seçildi.

1994 yılında yapılan genel seçimlerde Nelson Mandela’nın partisi en yüksek oyu alarak iktidara gelmiştir. Günümüzde 9 eyaletten oluşan Güney Afrika’da 8 eyalet siyahi partide, 1 eyalet ise beyazların partisi olarak bilinen De partisindedir. Ülkenin cumhurbaşkanı da siyahi partinin başkanı olan Jecop Zuma’dır.

Güney Afrika’nın üç başkenti vardır. Yasama başkenti; Cape Town’dur. Yürütme başkenti; Pretoria’dır. Yargı başkenti ise; Bloemfontein’dir. Johannesburg ise tıpkı bizim İstanbul gibi, zengin, modern, gelişmiş bir şehir olarak adeta iktisadi ve kültürel başkenttir.

Güney Afrika Cumhuriyeti Afrika’nın güneyinde bulunan diğer devletlerin de merkezidir. Türkiye’den giden yolcular Thy ile sadece Johannesburg ve Cape Town’a uçabilmektedirler. Madagaskar, Mozambik, Nabibwa vb. ülkelere gitmek isteyenler, önce Johannesburg’a gitmeye mecburdurlar.

Yer altı kaynaklarıyla, güçlü bir ülke olan Güney Afrika, yakın bir tarihte kendi aslına dönerek tarihi kimliği ile ortaya çıkıp Afrika’nın bir yıldızı olmaya namzet görünüyor.

Özellikle Cape Town’da bana yardımcı olan Celal bey, Ahmet bey ve Musa Özdemir bey’e teşekkürlerimi sunuyor, Türkiye’den Güney Afrika’ya Johannesburg’a ve Cape Town’a binlerce selamlarımı gönderiyorum.

Necdet İçel

Bu yazı 06/12/2011 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1522 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet