Günün Sözü: Kur'an'da ve varlıkta tesadüfe yer yoktur.
Sitede şu an 30 kişi var. Toplamda 2,998,481 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Fetih ruhu

FETİH RUHU

Genelde nusret kelimesinden sonra ifade edilen Fetih kelimesi, ehemmiyetine binaen değişik kalıplarıyla Kur’an’da 37 yerde geçmektedir.

Her iş ve icraat Allah’ın bir ismine dayandığı gibi fetihte Allah’ın “Fettah” ismine dayanır. Allah’ın “El-Fettah” ismi, Sebe suresi 26. ayetinde “El-Alim” ismiyle beraber geçer.

Demek ki, cahillerin feth yapabilmesi mümkün değildir.
Onun için İstanbul’un fethi, Nihat Sami Banarlı’nın da dediği gibi: “Çeşitli ilim, fikir, sanat, iman, insanlık, adalet, devlet kurma ve yüceltme terbiyesinin asîl ve benzersiz mahsulüdür.”

Taşköprülüzade’nin “Tarih-i Saf / Tuhfetü’l-Ahbabın’da naklettiğine göre; “2. Mehmet, gençlik yıllarında daha çok silahşör hevesindeydi, ata biniyor, ok, yay ve kılıçla uğraşıyordu. Babası 2. Murat ise, bunların ilimle yan yana gitmesini söylüyor, oğlunun ilimden irfandan nasibini almasını istiyordu. İşte bu sıralarda devrin ileri gelen alimlerinden Molla Yegân, Hac’dan gelirken Mısır’a uğrar ve yanında Molla Güranî’yi de getirir. Molla Güranî, fıkıhta, usül ve meânî de, tefsir ve hadiste dirayetiyle tanınmıştır.”

Fatih, şehzadelik devresinde akademik bir muhitte yetişmiş, değerli alimlerden dini ilimler dışında felsefe ve matematik okumuş, Farsça ve Arapçayı ana dili gibi; Latince, Yunanca ve Sırpça’yı da yeteri kadar öğrenmiş tarih ve coğrafya bilgisi ile desteklenen mükemmel bir askerlik bilgisi edinmişti.

Semiha Ayverdi’nin, “Türk Tarihinde Osmanlı Asırları” kitabında anlattığı gibi; “Fatih’in geleceğe hazırlanmasında Molla Gürani’den başka Molla Hüsrev, Hocazade, Hızır Bey Çelebi, Ali Tûsi, Molla Zeyrek, Sinan Paşa, Molla Lütfi, Fahreddin-i Acemi ve Hoca Hayreddin gibi büyük zatlar vazife yapmışlardır. Fatih bu zatların ilim ocağında ve sohbet meclislerinde ilim, hikmet ve irfan pınarından kana kana içmişti.”

Ayıca, Ali İhsan Yurd’un, “Fatih’in Hocası Akşemseddin’in Hayatı ve Eserleri” adlı kitabında ifade ettiği gibi Akşemseddin’in de bir maneviyat sultanı olarak Fatih’e ruh üflediği muhakkaktır.

Akşemseddin, şeyhi Hacı Bayram Veli Hazretleriyle Fatih’in babası 2. Murat Han zamanında Edirne’ye gitmiş ve İstanbul’dan bahis açıldığında şeyhinin: “İstanbul’un fethine bizim Köse (Akşemseddin) ile beşikteki çocuğunuz 2. Mehmet Han muvaffak olacaktır.” dediğini duymuştu.

Fatih’in fetih ruhunda takvasının da büyük rolü vardır. Taşköprülüzade’nin tespit ve ifadesiyle, Molla Gürani hayatı boyunca Sultan Fatih’i yiyecek ve giyeceğin haram olanından sakındırır, onu helal dairesinde yaşatmaya özen gösterirdi.

Tacizade Cafer Çelebi, Mahrusa-i İstanbul fetihnamesi adlı kitabında şu hususu anlatır; “Fatih olmaya hazır 2. Mehmet, İstanbul’un fethine hazırlanırken, Allah yolunda kaza etmeyi en büyük gaye olarak belirtiyor, Ashab’ın hayatında bir günün, hatta bir saatin bile cihadsız geçmediğini, zikirle onların yolunda olduğunu ifade ediyor, küfr ocağı olan Kostantiniyye’nin İslam diyarı haline dönüştürülmesi zaruretinden, bahsediyor ve şöyle diyordu; “Belki itimadım mahza Hakk’ın lütfuna ve inayetinedir, asıl gayem İslam’ın şiarlarını izhardır.
Tarihin tespitleriyle Fatih Sultan Mehmet’in tebdil-i kıyafetle kendi halkının arasındaki “isar = kardeşini nefsine tercih etme” hasletine de fethin çok önemli bir ruhu olarak da kaydedebiliriz.

Fetih ruhumuz var mı? Yeni fetihlere hazır mıyız?


Necdet İÇEL

28 Mayıs 2010

Bu yazı 12/07/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 458 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet
Albümler