Günün Sözü: Düşmanızın bile parmak ve dudağını ısırtabilecek bir ahlâk,muteşem bir ahlâktır.
Sitede şu an 37 kişi var. Toplamda 3,487,333 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Fethullah Gülen ve bale

Fethullah Gülen Hocaefendi’nin kendi web sitesinde, “sanata bakış açısı” başlıklı yazıda “balede de olmak lazım diyorum” ifadesini nasıl anlamak lazım? “Essebebu kel fail” sırrınca sorumluluk sahibi bir âlim olarak söylediğini düşündüğümüz bahsi geçen bu ifadenin, edille-i şer’iyye de mesnet edildiği noktalar olması gerekmez mi? Bu açıdan meseleyi izah eder misiniz?

Değerli kardeşim,

Fethullah Gülen Hoceefendi’nin bizzat kendi ağzından veya kaleminden “balede de olmak lazım” diye bir ifadesi yoktur. Ancak Hüseyin Gülerce, Habertürk gazetesinden Kutlu Esendemir’e verdiği röportajda; “Evet. “Balede de olmak lazım diyorum” dedi ve bir şey daha ilave etti. “Bizim değerlerimizin de, kültürümüzün de, sanatımızın da renginin, boyasının olduğu sanatlar üzerine eğilmek lazım” dedi. “Hayatın her alanında olmak lazım tabii” dedi. Zaten baleyi söyledikten sonra, sinemayı, tiyatroyu hayli hayli söylemiş oluyor Hocaefendi.” diyerek, cümleyi kuruyor.

Bale; Rönesans döneminde ortaya çıkmış, belli figürlere, adım atışlara dayalı dans ve müzikli gösteri türüdür. Ülkemize Cumhuriyet’in ilanından sonra girmiştir. Bale; son derece açık ve âdâb dışı kıyafetler içerdiğinden, erkek ve kadınlar arasında oynandığından, İslâmî usüllere ve kurallara asla uygun değildir.

Hocaefendi gibi bir İslam âlimi “Balede de olmak lazım” derken, elbette “bale yapmalıyız”ı kastetmez. Bunu böyle anlamak, Hocaefendi’yi tanımamaktan kaynaklanır. Hocaefendi bu sözle; “Bale yapan ve bunu meslek edinen kişilerle de ilgilenmeliyiz, tebliğ ve irşadda bulunmalıyız”ı kastetmiştir. Zaten cümlenin sonunu okuduğunuzda “hayatın her alanında olmak lazım tabii” cümlesi de, İslamın tebliğ ve irşad, emr-i bil maruf nehyi anil münker ve dava şuuru yönüyle toplum hayatının her kesimiyle, her sınıfıyla meşgul olunması lazım geldiğine ve bunun da edille-i şer’iyyede yeri olduğuna dikkat çektiği açıktır.

Yukarıdan gelen bir selin önünde durmak, önünde duranı da alır, süpürür ve istediği yere götürür. Ancak bu sele yön verebilirsek zararsız hale getirir belki faydalı da yapabiliriz. Batıdan bize gelen ve içimizdeki batılılaşma hareketlerinin de çanak tuttuğu gayrimeşru sanat sellerine karşı, onların karşısında durursak, bu bizi alıp süpürebilir. Ancak bu sanat dallarında bulunup o sele yön verebilirsek, arzu ettiğimiz şekle (zaman içinde de olsa) dönüştürebiliriz. Bu da bizim “münkeratı nehyetme” diye ifade edilen ana ve önemli vazifelerimizden bir tanesidir.

Sorduğunuz için teşekkür eder, Allah’a emanet ederim.

Necdet İçel

Bu yazı 20/02/2012 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 304 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet