Dünyayı boş zannetme
DÜNYAYI BOŞ ZANNETME
Dünya boş değil.
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in vekilleri var... Hak dostları var. Hadis-i şerifte buyuruldu:
"Allah'ın, birtakımı, insanları işaretle, birtakımı da ferasetle bilen kulları vardır.
Birtakım kulları da vardır ki onların bir nuru vardır. Yine bir takım kulları vardır ki bunlar, ruhları cesetlerde gezdiği gibi insanlar içinde gezerler.
Ve yine bir takım kulları vardır ki, sinirlerde dolaşan hastalıklar gibi insanların içinde dolaşırlar."
Şu kâinatta her şey bir mevki işgal etmektedir. Yapılan ibâdet ve ameller semaya yükselirken ezan, Kuran ve zikir sesleri de fezada yankı bulmaktadır.
Bâkî'nin dediği gibi:
"Avazeyi aleme Davud gibi sal
Bakî kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş"
Bakinin bu mısrasını bilmeyenimiz çok az. Demek ki çok yazmak, çok söylemek önemli değilmiş. Önemli olan faydalı, güzel, anlaşılır, ikna edici ve kalıcı söz söyleyebilmektir.
Koca Ragıb Paşa:
"Eğer maksud ederse mısra-i berceste kâfidir
Acep hayretteyim ben şeddi İskender hususunda"
Yani: "Eğer gaye, hedef, bir eser meydana getirmese mısrayı berceste (güzel bir mısra) bile yeterli. Çünkü İskender'in yap tığı o ünlü şeddin yerinde yeller eser" diyor.
Bu dünyanın kubbesinde bakî kalacak o kadar güzellikle vardır ki yeter ki insan bunları keşfedebilsin...
Güzel güzel anlatılan menkıbeler, gönüllere sunulan öğütler hep bu kubbede iz bırakmaktadır.
Hazret-i Süleyman aleyhisselâm ne güzel ifade buyurur:
"Güzel sözler, petekten damla damla sızan bala benzer. İnsanın ruhuna tad verir."
Bu gökkubbede hoş bir sâdâ bırakabilmemiz duasıyla…
Necdet İÇEL
25 Haziran 2010
Bu yazı 09/07/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 479 kişi tarafından okunmuştur.