Günün Sözü: Düşmanızın bile parmak ve dudağını ısırtabilecek bir ahlâk,muteşem bir ahlâktır.
Sitede şu an 38 kişi var. Toplamda 3,487,261 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Dünyanın En Şerefli İnsanları: İmamlarımız ve Müzezzinlerimiz

Her yıl 1-7 Ekim tarihleri arasında “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaktadır. Ben de bu önemli haftada imamlarımızın ve müezzinlerimizin bu kutsî görevleri hakkında değerlendirmeler ve tavsiyeler de bulunacağım;

İmamlık, bir meslek olmaktan daha ziyade bir mesuliyet makamıdır. İslam’da müezzinliğe teşvik vardır fakat imamlığın mesuliyetini ifade eden ayet ve hadisler vardır. İmam, hangi bölgenin imamı ise o vazifede kaldığı sürece o bölgedeki bütün insanların durumundan ahirette hesaba çekileceğine inanmalıdır.
İmamlarımız ve müezzinlerimiz, “câmi” kelimesinin de manasını iyi yakalayarak, vazife yaptığı bölgelerde namaz kılsın kılmasın, bütün insanları birleştirici ve vahdete götürücü fonksiyon icra etmelidir.

Tefrikadan ve onun ortaya koyacağı kötü akibetlerden olabildiğince sakınmalıdır. Mahallesinde sevdiği veya sevemediği bütün insanlarla bir hayt-i vuslat bulup, muhakkak onlarla iyi geçinmelidir. Özellikle camilerimizde yaşlı insanlar vardır. İnsanlar 70 yaşından sonra tekrar çocukluğuna dönerler ve çocuklaşırlar, nazlanırlar ve alıngan olurlar. İşte bunlara karşı bizler, onların nazlarını ve kahırlarını absorve edecek ve göğüsleyecek bir bilgiye ve karaktere sahip olmalıyız.

İmamlarımız ve müezzinlerimiz, cemaatin ve insanların nazarında sevimli olmalıdır. Antipati insanlar cazibesini kaybeder, çekici olmaktan daha ziyade nefret ettirici ve uzaklaştırıcı olurlar. Konuşmasında, davranışlarında ve giyinmesinde sempatik olmalıdır. Zerafete, nezakete ve taharete çok azami dikkat etmelidirler. Yedisinden yetmişine herkes imamı sevmelidir. Özellikle camiye gelen çocuklar imamı çok sevmeli ve tekrar tekrar camiye arzu etmelidir. Çünkü insan, sevdiği insanı takdir eder ve sonra onu taklit eder.
Vazifelilerimiz sosyal olmalıdırlar. Cemaati içindeki yeni doğanlardan ölümlerine kadar beraber olmalıdırlar. İnsanların dertleri onun derdi ve lezzetleri de kendi lezzeti olmalıdır. Özellikle insanların hüzünlü olduğu zamanlarda onların yanında bulunabilirse camiye gelmeyen insanları bile alnı secdeli haline getirmeye inşaallah vesile olacaktır.

Cami vazifelileri cemaatine, cemaatin fikirlerine fevkalade saygılı olmalıdır ki; kendisi de saygılı ve saygıdeğer olabilsin. İmamlarımız ve müezzinlerimiz mutlaka halkın nazarında üstte yukarıda olmalıdır. Birileri imam, vaiz, müftü vs. vazifeli kimseleri toplumda değersiz göstermeye çalışsa bile bizler zâti meziyetimizle kendimizin rüştünü ispat ederek insanlar arasında saygın bir yer kazanmalıyız. Zira büyük hakikatler küçük ağızlardan çıkınca değersiz, nice pespaye fikirlerde insanların değerli gördüğü ve büyük kabul ettikleri ağızlardan çıkınca da değerli kabul edilmesi günümüzün en büyük hastalıklarından bir tanesidir.

Bu konuya devam edeceğim…
Necdet İÇEL

Bu yazı 30/09/2011 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 322 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet