Buda peygamber miydi?
Soru :
Buda'nın peygamber, nebi veya uyarıcı olduğu söyleniyor. Kitaplarda gerçekliğiyle alakalı malumat var mıdır? Ayrıca Kabe'nin içindeki putların da zamanında gelen peygamberler olduğu söyleniyor.Ne diyorsunuz?
Cevap:
Çok değerli kardeşim,
Peygamberlerin isimleri (üç tanesinde ihtilaf olsa bile) Kur’ân-ı Kerîm’de geçiyor.
Kur’ân-ı Kerîm’de ismi Nebî, Resul diye geçenlere, peygamber diyebiliriz. Ama ismi geçmeyenler veya Nebîliğinde ihtilaf olanlar için biraz daha temkinli bir ifade kullanmak gerekir.
Çünkü; Peygamber olmayana peygamber demek, peygamber olanın peygamberliğini kabul etmemek iman noktasında tehlikelidir.
Bediüzzaman hazretleri, peygamberliğinde ihtilaf olan Hz. Zülkarneyn için “Müeyyed min indillah” bir şahıstır ifadesini kullanmıştır. Zira; Hz. Zülkarneyn peygamber değilse O’na Nebî demek, peygamber ise nebîliğini reddetme manasında veli demek de tehlikelidir. Ama Allah, hem nebîyi te’yid eder hem velîyi te’yid eder ki, “müeyyed min indillah” tabiri her iki tehlikeden insanı kurtaracak çok ince ayarlı bir tabirdir.
Buda’nın peygamber olduğu Kur’ân-ı Kerîm’de ayetle sabit olmadığı için “Buda peygamberdir” demek çok rahat kullanacağımız bir ifade olamaz.
Şurası muhakkaktır ki; insanlığa gönderilen peygamberler sadece Kur’ân-ı Kerîm’de ismi geçenler değildir.
Peygamberlik ilk insan Hz. Âdem’le başlamış sonra Cenâb-ı Hak her kavme, hatta kendi dillerinden konuşan peygamberler göndermiştir.
“…Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.”1
“…Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.”2
“Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah'ın emirlerini) iyice açıklasın…”3
Buda’da bu peygamberlerden biri olabilir. Yukarıda anlattığım kaide geçerlidir. Ya peygamber değilse?...
Buda’nın dini Budizm’dir. M.Ö 6. Yüzyılda Hindistan’da doğmuş evrensel bir dindir.
Budizm’in din, mezhep, tarikat ya da felsefî ekol tanımlarından hangisine girdiği yolunda tartışmalar vardır.
Bugün en çok mensubunun bulunduğu yerler, Hindistan dışında, doğu ve güneydoğu Asya, Seylan, Tayland, Moğolistan, Mançurya, Tibet, Çin, Kore ve Japonya’dır. Ayrıca Avrupa, Kuzey Amerika ve İngiltere’de de mensupları vardır.
Budizm’in kurusucu M.Ö 463-483 yılları arasında yaşamış olan Budda’dır.4
Budizm’in kutsal metni Tipitaka’dır. Bunun ne zaman yazıya geçirildiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak M.Ö 1. Yüzyılda Seylan’da bugünkü şeklini aldığı ileri sürülmektedir. Çekirdeği Buda’nın sözlerinden oluşan Tipitaka üç sepetten oluşmaktadır. Her sepet kitabın bir bölümüdür.5
Buda, yaratıcı bir Allah varlığından açık bir şekilde söz etmemiştir. Budistler de kainatın kimin tarafından yaratıldığı hususunda ilgisiz kalırlar. Bu konuyu konuşmanın kendilerine bir fayda sağlamayacağına inanırlar.
Budizm’in iman ikrarı şöyle yapılır; “Buda’ya sığınırım, Dhamma’ya sığınırım, Sanpha’ya sığınırım.”6
Ka’be’nin içindeki putlara gelince;
Bazı putlar peygamber ismi olabilir. Hz. Nuh (A.S) döneminde başlayan putperestlikte ilk put Necm suresinde geçen “Ved” isimli puttur. Ved, Hz. Nuh’un torunudur. Sağlam imanı olan muvahhid ve hatip idi. Hz. Nuh’un dinini anlatırdı. İnsanlık tarihinin yetiştirdiği büyük hatiplerdendir. Binlerce insana hitap ederken, yüzlerce insan bayılır kendinden geçerdi. Ved ölünce şeytan sevenlerine seslendi; “Bu büyük insan unutulmamalı. Gelecek nesiller tanımalı. Önce resmini yaptırdı. Resim unutulabilir. Sonra heykelini yaptırdı. Ve sonra da ara-ara huzuruna gidip bağlılıklarını bildirdiler ve taptılar. Böylece putperestlik ortaya çıktı. Ved’in bunda bir suçu yoktur.
Beşer tarihinde ortaya çıkan putlarda iş bu mantık ve psikoloji ile ortaya çıkmıştır.
Sorduğunuz için teşekkür eder, imanda ihlasla devam etmenizi dilerim.
Necdet İÇEL
Kaynaklar:
1- İsra; 15
2- Fatır; 24
3- İbrahim; 4
4- Günay Tümer, Abdurrahman Küçük, Dinler tarihi, shf: 91, Ankara 1988
5- Günay Tümer, Abdurrahman Küçük, Dinler tarihi, shf: 96, Ankara 1988
6- Günay Tümer, Abdurrahman Küçük, Dinler tarihi, shf: 97, Ankara 1988
Bu yazı 23/04/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1060 kişi tarafından okunmuştur.