Bereketin ve Bereketsizliğin Sebepleri
BEREKETİN VE BEREKETSİZLİĞİN SEBEPLERİ
İbadetlerimizin içinde geçen, çok önemli dualardan bir tanesi bereket duasıdır. Namazlarımızın en kamil noktası olan, son anında ve selamdan önce “Allahümme barik ala Muhammedin…” duasını okur ve namazımızı tamamlarız. Hz. Muhammed (sav) ve âline, Hz. İbrahim (a.s) ve âline bereket duası yaparız. Bereket deyince de akla Hz. İbrahim (a.s) gelir. Kâbe’yi inşa ettikten sonra Allah’ın emri ve izniyle insanları hacca davet etmiş ve gelen misafirlere az yemek hazırlamış, ikram etmiş, fakat o az yemekten binlerce insan yemişler, doymuşlar ama hala o yemekler hiç yenmemiş gibi bereketini devam ettirmişlerdir. Bizler de yemek yedikten sonra çocuklarımıza “Evladım! Allah Halil İbrahim bereketi versin de” deriz.
Bereket, azın çoklara yetmesidir. Zamana, mekana, insanlara, ilme, gıdalara şumulü vardır.
Peygamberler için mucize, veliler için keramet, ümmet için de bereket esastır.
Bereketini kaybetmiş bir ümmet, bir yönüyle ümmet olma vasfını da kaybetmiş sayılır.
Üç aylar girdiği zaman Efendimiz (sav): “Ey Allahım! Recep ve Şaban ayını bizler için bereketli eyle ve bizi Ramazan ayına ulaştır” şeklinde bereket duası yapmışlardır.
Nikah merasimlerinde, nikah duasında da, evlenen ailelere bereket duasında bulunmuşlardır.
Bugün maalesef ailelerde ve cemiyette bereket azalmış ve bazıları için de kalmamıştır. Acaba nelere dikkat edersek, bu önemli olan bereketi çekebiliriz ve neleri ihmal edersek maddi-manevi bereketimizi kaybederiz?
Bu husus, 10-15 ana madde halinde uzunca bereketi getiren ve bereketten mahrum eden yönleriyle de tahlil edilmelidir. Fakat bu köşe yazısının formatı buna müsaade etmediği için kısaca üç maddesine dikkat çekmek istiyorum;
Verilen nimete şükür, bereketin en büyük sebebidir. Şükürsüzlük veya nankörlük veya küfran-ı nimet de, bereketsizliği sebebidir.
“Rabbiniz şöyle ilan buyurdu: "Eğer şükrederseniz, Ben nimetlerimi daha da artırırım, ama nankörlük ederseniz haberiniz olsun ki azabım pek şiddetlidir!” (İbrahim; 7)
İktisat bereketin daisi, israf da bereketin dafisidir. Efendimiz (s.a.v); “Harcama yaparken tasarruflu davranmak, geçimin yarısıdır.” buyurmuşlardır.
“İktisat eden, maişetçe aile belasını çekmez.” mealindeki hadis-i şerif de, iktisat edenin geçim noktasıyla ailesinde zahmet ve meşakkat çekmeyeceğini ifade eder.
Büyüklere saygı ve hürmet, küçüklere şefkat ve merhamet, bereketin en önemli dailerindendir. Bunun zıttı da bereketin en önemli dafilerindendir. Efendimiz (s.a.v); “Elberekatü mea ekâbireküm=Bereket, büyüklerinizle beraber olmaktadır.” buyurmak suretiyle, bu hususa dikkatimizi çekmiştir.
Üç aylarınızı tebrik eder, hayırlı dualarınızla maddi ve manevi bereketler bulmanızı niyaz eder, dualarınızı beklerim.
Necdet İÇEL
Bu yazı 24/06/2011 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 956 kişi tarafından okunmuştur.