Bereket Ayı
YILLARDIR yolu gözlenen bir dost gibi Ramazan ayı yaklaştı, geldi geliyor derken, yakında onunla müşerref olacağız. Rahmet sinesini bize açacak ve o deryaya dalacağız. Ruhların arındığı, kalplerin parıldadığı, suçların ve günahların azaldığı, şeytanların zincire vurulduğu bu rahmet ve gufran mevsiminin teşrifini, aziz milletimiz, asırlar boyunca geliştirdiği pek güzel davranışlarla, adetlerle güzel bir şekilde karşılar.
Bu istikbal, ilmî, manevi hazırlıklarla olduğu gibi maddi hazırlıklarla da gerçekleştirilir.
Kötülüklerden uzaklaşma, tövbeye azmetme. Evlerde temizlik, camii ve mescitlerde hazırlık, Kur'an ve dini ders programları, ziyaretler, tebrik-leşmeler, münasebetleri pekiştirmeler, yapılacak hayır ve infak planlamaları, bu hazırlıklar cümlesindendir. Ülkemizde olan bu hazırlıklar, bize mahsus olmayıp, islamdan kaynaklanan benzer güzel adetler diğer müslüman ülkelerde de bulunmaktadır. Ramazan, minarelerin başındaki mahyalardan, camiilerin derunundaki avizelere, mescitlerde uzanan yolların sağındaki, solundaki kandillerden, evlerimizin içindeki lambalara, müminlerin yüzlerindeki duruluktan gönüllerindeki aydınlığa kadar heryer de değişik tüllenir. Hele dinin yeniden gençliğe erdiği günümüzde, o seher yellerine açık sahurları ve gizli lütufları tecellileriyle, tüten iftarlarıyla öyle farklı bir hava, farklı bir ziya ve farklı bir şive ile gelip gönülleri okşar ki, olsa olsa ancak, aşkın vuslat ümidiyle kanatlanması bu kadar cezbedici, bu kadar imrendirici olabilir.
Sanki Ramazan ayına kadar ruhun sonsuzluk iştiyaki ile insan arasında bir perde varmış da oruçla o perde aralanıyor gibi olur. Ve o ana kadar kalbin bir köşesinde sessiz sessiz uyuyan aşk-u şevk birden bire canlanır, kabarır, köpürür; bütün benliği sarar ve önüne geçilmez bir vuslat arzusuna inkilap eder.
Bu mukaddes arzuyu gerçekleştirme yolunda üfül üfül bad-ı tecellilerin estiği seherler kollanır. İnsanlar için hep ötelere açık birer menfez gibi müşahid bekleyen namaz vakitleri olabildiğince değerlendirilir.
Ruhlara, revh-u reyhan teravihlerle gönüller coşturulur. Ve duygulara kase kase ilahi refahat içirilir. Derken herkes derecesine göre adeta ulvileşir, ledünnileşir ve birer melek halini alır.
Çağlayan, coşan bu gufran ayında; coşmaya, ilahi nefahat içmeye, ulvileşmeye, melekleşmeye rahmeti sonsuzdan niyaz ediyoruz.
Selamlarımla...
Necdet İÇEL
Bu yazı 27/04/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 442 kişi tarafından okunmuştur.