Günün Sözü: Düşmanızın bile parmak ve dudağını ısırtabilecek bir ahlâk,muteşem bir ahlâktır.
Sitede şu an 38 kişi var. Toplamda 3,487,019 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Bediüzzaman Enver Paşa'ya şehit dedi mi?

Bediüzzaman hazretlerinin Enver Paşa’ya şehit dediği doğru mudur? Risalelerde bu tabir geçiyor mu?

İsmail Enver 1881’de İstanbul’da doğdu. Harp Akademisi’nden kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu. Selanik’teki 3. Ordu’da görev aldı ve binbaşılığa yükseldi. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kurucu ve önderleri arasında bulundu, 1907’de İttihat ve Terakki Cemiyetine katıldı. Balkan Savaşının çıkması üzerine 5. Kolordu Kurmay Başkanı oldu. Bulgarların eline geçen Edirne’yi kurtarmak üzere harekete geçti ve Edirne geri alındı. 1913'te "Babıali Baskını" adı verilen askeri darbeyle cemiyetin iktidara gelmesini sağladı. Daha sonra tuğgeneral rütbesine yükseltildi. Osmanlı Devletinin l. Dünya Savaşına girmesinde önemli etkisi oldu. Savaş Almanya’nın mağlubiyetiyle sonuçlanınca Osmanlı Devleti de mağlup duruma düşmüştü. Bu yenilginin ardından İttihat ve Terakki hükümeti düştü ve hükümetin önde gelen idarecileri Enver, Talat ve Cemal Paşalar 1918’de bir Alman denizaltısıyla ülke dışına çıkmak zorunda kaldılar. Enver Paşa Almanya üzerinden Moskova’ya, sonra oradan Türkistan’a gitti. Burada Türkler’i birleştirmek için faaliyetlerde bulundu. Buhara ve Horasan’ı Ruslar’dan kurtarmak için harekete geçti. 1922 yılında Ruslarla yaptığı bir çarpışma sırasında vefat etti.

Enver Paşa, Selanik Nutku’ndan itibaren tanıdığı Üstad Bediüzzaman’ın ilmini ve vatan müdafaasındaki gayretlerini takdirle karşılamıştır. İşârâtü’l-İcâz’ı çok beğenmiş ve basılması için yardımlarda bulunmuştur.

Risale-i Nur’da Enver paşa için şehit denildiğine dair bir tabir yoktur. En azından ben rastlamadım. Sadece “merhum” tabiri kullanılmıştır. Enver paşa her ne kadar İttihat ve Terakki içinde yer aldıysa da, imanlı olduğunda Üstad’ın şüphesi olmadığından, imanla ölmüş bir insanın arkasından merhum demekte herhangi bir mahsur yoktur. Ayrıca ölen bir insan kim olursa olsun, örfî tabirde “merhum” denebilir.

Risale-i Nur’da Enver paşa ile alakalı şu tabirler geçmektedir;

“Vehim : "Sen Selanik'te İttihat ve Terakkî ile ittifak etmiştin, neden ayrıldın?
İrşad: Ben ayrılmadım, onların bazıları ayrıldılar. Niyazi Bey, Enver Bey gibi adamlarla şimdi de müttefikim; lakin bazıları bizden ayrıldılar, bataklık yoluna saptılar. Hamiyetlerinde şüphem yoktur, fakat mukabillerinde garaz hissettiler; onlar da, tabiî, garaza ittiba ettiler.” (İçtimaî Reçeteler)

“İşaratü'l-İ'caz, o zamanın başkumandanı olan Enver Paşaya o derece kıymettar görünmüş ki, kimseye yapmadığı bir hürmetle, istikbaline koştuğu o yadigar-ı harbin hayrına, şerefine hissedar olmak fikriyle, İşaratü'l-İ'caz'ın tab'ı için kağıdını vererek, müellifin harbdeki mücahedatı takdirkarane yad edilen bir adam, böyle adi bir beygir hırsızı veyahut kız kaçırıcı ve bir yankesici gibi en aşağı bir cinayetle kendini bulaştırıp, izzet-i ilmiyesini ve kudsiyet-i hizmetini ve kıymettar binler dostlarını rezil edip sukut edemez ki; siz onu bir senelik ceza ile mahkûm edip, adi bir keçi, koyun hırsızı gibi muamele edesiniz.” (Tarihçe-i Hayat, Eskişehir Hayatı)

“İstanbul’u, işgal eden ecnebi taraftarlığından kurtaran ve eski Harb-i Umumide merhum Enver Paşanın çok takdir ve tahsiniyle fedakarane hizmet eden ve üç dehşetli kumandanlar ona hiddet ettikleri halde ilişmeye cesaret edemeyen ve gizli zındıkların iftiralarına binaen, kanunlar onu mes’ul ettiği halde, üç mahkeme onun takip ettiği hakikate karşı mağlup olup mahkumiyetine cesaret etmeyen ve risaleleri ehl-i fen ve ehl-i ilim yanında çok takdir ve tahsinlerle karşılanan ve o risaleler hesabına konuşan bir adamı bir saat dinlemeniz, vazifeniz itibarıyla elzemdir ve vacipdir.” (Emirdağ Lâhikası)

"Bence yol ikidir: mizanın iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile beraber Enver'e, Venizelos ile beraber Said Halim'e vurmam. Nazarımda vuran da sefildir." (Sünuhat)

Sorduğunuz için teşekkür eder, kültür dünyanızın daha da derinleşmesini dilerim.

Necdet İçel

Bu yazı 20/02/2012 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 292 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet