Bayramlar Sürur Günüdür
Ramazan bayramı daha çok şenlik ve kalabalıklar olarak anlaşılıyor. Bu şenlik ve kalabalıklar sema ve arzın kucaklaşmasına delalet eder. Çünkü Kadir suresinde Cenabı Hak Kadir Gecesinde ve bazı gecelerde semada bulunan bütün meleklerin ve büyük zatların ruhlarının da yeryüzüne indiğini ifade ediyor. Bunlar yeryüzünde bulunan mü'min ve Müslümanlarla selamlaştığını ve manen kucaklaştığına delalet eder. Ve bu manada bizim bayramımız Kadir gecesinde başlamış oluyor.
Yeryüzü bir şehrayine dönmüş, arz sema ile kucaklaşmış, kaynaşmış ve arzda yaşayan insanlar sema alemi ile bütünleşebilecek bir hale gelmişlerdir.
Bir diğer yönüyle bayram bir insanın şahsi sevincini ifade eder. Ramazanı Şerif ayından sonra Allah (c.c.) ın takdiri ile bir bayramın olması bizim Ramazanı Şerif içerisinde günahlarımızı döküp günah kirlerinden yunmuş ve yıkanmış olmamızın sevincinde bir bayramı idrak oluyoruz.
Biz günah kirlerinin altında bulunduğumuz müddetçe bizim için bir bayram bahis mevzu bahis olamaz. İnsan günah kirlerinden dolayı daima üzüntülü ve kederli yaşaması gerekir. Bir de inanmış insanlar için Ramazanı Şerif bir başından sonuna kadar Rahmet ortası mağfiret ve sonunda cehennem ateşinden kurtuluş olan bu mübarek rahmet ayı içerisinde kirlerimizden yunduk yıkandık ve böylece Allah (c.c.) ın izniyle bayramı eda etme hakkı kazandık
Yoksa ehli gafletin ve ehli dalaletin anladığı bir bayram İslam'ın ve dinin tayin ettiği bir bayram değildir. Yani Ramazanı Şerif ayında oruç tutmanın külfetinden teravih namazının sıkıntısından kurtulmanın bayramı değildir.
Ehli dünya ise bayramda her şey sanki mubahmış gibi yani haram ve günaha dalmak böylece tende ve cesette kaybolup Allah (c.c.) tan uzaklaşma manasında bir bayram o müminlerin kitabında ve Müslümanların kendi şahsında ve düşüncesinde olmayan bir bayramdır. Bugünkü televizyon reklamlarında ve umum basında Ramazanı Şeriften kurtulmanın bayramını yapılıyor. Ve sanki bayramda bütün haramlar ve günahlar mubahmış gibi keyfince yaşanması anlaşılıyor.
Bayramlarda bir neşe ve bir sevin günü olması itibariyle Müslümanlar ve müminler kendi arasında kaynaşabilecek yolları denemesi gerekiyor. Evet Müslümanların kendi aralarında bir kırgınlık varsa, bir kin varsa bu onların bir araya gelmesine manidir. Bu da hakiki bayramın manasına terstir. Bu noktasıyla da bayramlarda daha çok kaynaşalım bütünleşelim diye kendi aramızda bulunan küskünlük ve kırgınlıkları bertaraf etmemiz gerekiyor.
Evet Ramazanı Şerifin başından sonuna kadar yiyip içmeyi Allah (c.c.) için terketmekle ceset hayatını terk etti. Ruhun ve kalbin dereceyi hayatına çıktı. Yani bir cihette melekleştik. Nasıl ki meleklerde bir kırgınlık küskünlük ve adavet yoktur. Biz de hayatımızda bu tür şeylere son vermeliyiz.
Özetle söylemek gerekirse bayram eski ile yeninin yani geçmiş ve geleceğin arz ve semanın kucaklaşmasına sebebiyet verecek olan bayram günah ve kirlerinden kurtulmanıza sebebiyet veren bayram aynı zamanda melekler gibi sarmaş dolaş olabileceğimiz bir bayram meleklerin dahi gıpta edeceği bir bayrama Cenabı Hak muvaffak eylesin. Bu vesileyle bütün Müslümanların ve bütün Türk İslam dünyasının bayramlarını tebrik ederim. Hakiki bayramları idrak etmelerinin Mevla'yı Mütealden niyaz ederim.
Necdet İÇEL
Bu yazı 25/08/2011 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 495 kişi tarafından okunmuştur.