Günün Sözü: Düşmanızın bile parmak ve dudağını ısırtabilecek bir ahlâk,muteşem bir ahlâktır.
Sitede şu an 41 kişi var. Toplamda 3,486,979 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Baskıyla Yaptırılan İbadetin Zararları

Soru :
“Sizler kadının kapanmasını istedikçe, herkeste onu görme isteğini kamçılamış olursunuz. Bir erkek gibi bir kadınında yüreği iyiyse sen hangi yasağı uygulasan da o iyilik yoluna gidecektir. Yüreği kötüyse sen ne yaparsan yap onu hiçbir şekilde etkileyemezsin. Kıskançlık denen şeyi bilme! Cahillerdir kadından üstün olduklarını sananlar. (Mevlana- ‘fihi ma fih’ adlı eserinden.) Hz. Mevlana’nın bu eserinin bu bölümünü tam manasıyla kavrayamadım. Hz. Mevlana’nın kadınlar hakkındaki vazettiği bu şeriat-üstü realite görüşlerini lütfen izah eder misiniz?


Cevap:
“Fîhi mâ Fîh” adlı eser, Hz. Mevlâna’nın üç mensur eserinden biridir. Diğer eserleri gibi bu kitap da Mevlâna’nın eliyle yazılmamış; muhtelif konulardaki sohbetleri, yakınları ve müritleri tarafından kaleme alınmış ve kitaplaştırılmıştır. Mevlâna’nın dönemine yakın kaynaklardan Sipehsâlâr’ın risâlesinde adının geçmesi, eserin onun ölümünden önce veya hemen sonra meydana getirilmiş olma ihtimalini doğurmaktadır. Yani bu eser pek sağlam kaynaklara dayalı olmadığı gibi çeşitli kişilerden söylenen rivayetlerle doludur.
Bu tür mevzuları, tam bilmeden, işin özüne vakıf olmadan, cahilce, Hz. Mevlana’ya isnad edip, tesettür karşıtı ne kadar menfî basın varsa onlar gündeme getiriyorlar. Bu husus da bize önemli fikir vermektedir.

Eğer bu söz Hz. Mevlana’ya ait ise, tercümesini de doğru yapılmış kabul ediyorsak, onu te’vil ve tabir etmek mecburiyetindeyiz. Çünkü bir İslam velisi dine, şeriate ters konuşmaz. Konuşsa hem veli olamaz, hem de din ve iman açısından tehlikeye girer.

Mevlânâ Hazretleri gayet fıtrî ve tabiî olan önemli bir hususa parmak basıyor, tebliğ ve irşadın bir prensibine dikkat çekiyor:
“Kadının zorla, baskı ile örtünmesi, onda bir kısım kötü duyguların artmasına sebebiyet verebilir. Sanki etrafında kötü niyetle bekleyen erkekler var, herkes ona bakmak ve onun mahrem yerlerine ulaşmak istiyor da, onun da hemen kapanması lazımmış gibi bir algılamaya sebebiyet verebilirliğine dikkat çekiyor.”
Hem zaten istediğin kadar kadını ört, eğer kalbi bozuksa ne fayda… İşleyeceği haram-günah varsa, başı örtülü olduğu halde de yapabilir.
Başı açık nice kadınlar da vardır ki, iyi kalpli ve nice helale dikkat edenlerden daha dikkatlidirler.

Kalbini ıslah ettiğin, kalbine iman ve Allah korkusu zerkettiğin bir kadına örtün diye baskı yapmana gerek yok. O zaten bunu yapacak, tesettüre girecektir. Önemli olan kalbinin ve içinin ıslah olmasıdır. Nur-u imanla müzeyyen olmasıdır.
Tersi de mümkündür. Başını aç diye baskı yapsan, bu defa yine kalbi iman ve İslam nuruyla ıslah olduğundan yine de açmayacaktır.

Anlatacaklarını, kıskançlık prensibiyle anlatma… İman ve İslam’ın hikmet ve prensipleriyle anlat. Hiçbir erkek, kendini üstte görerek, “Bu kadınların böyle nasihata ihtiyacı vardır, bunlara baskı yapmak lazımdır.” nazarıyla kadına bakmamalı.

“Kalbi hayat cihetinden, emir ve yasaklara itaat yönünden kadın ne ise, erkek de odur...”

Mevlana Hazretleri bütün bunları murat etmiş olabilir.


Necdet İÇEL

Bu yazı 21/04/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 677 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet