'Azamet Gömleğim, Kibriya Kaftanımdır' Hadisi
Soru :
Aziz çok kıymetli hocam, 7.şuanın mukkaddimesinde geçen, azamet gömlegim, kibriya ise kaftanımdır hadis-i şerifini nasıl anlamalıyız? Allah ebeden razı olsun.
Cevap:
Merakâver kardeşim,
7. şuanın mukaddimesinde geçen “azamet gömleğim, Kibriya ise kaftanımdır” hadis-i şerifini çok yönleriyle anlatmak ve anlamak mümkündür.
Bu hadis-i şerif aslında hadis-i kutsîdir ve farklı rivayetlerle bize kadar gelmiştir. Farklı rivayetlerde kullanılan farklı lâfızlarla da çok farklı manalar ifade etmektedir.
Şunu da bir usül prensibi olarak söylemeliyim ki; lafzı da manası da Efendimiz’den (SAV) olursa hadis-i şeriftir. Lafzı Efendimiz’den (SAV), manası Allah’tan (C.C) olursa buna da hadis-i kutsî denir.
Yedinci şuanın mukaddimesindeki tabirde de hadis-i şerif değil, “hadis-i kutsî” olarak ifade ediliyor.
Kutsî hadiste;
“Allah (C.C) buyurdu ki; Kibriya (büyüklük) benim ridamdır. Azamet (yücelik) de izârımdır. Bunlardan birisi hakkımda benimle münakaşaya giren olursa onu cehenneme atarım.”1
Hadis-i şerifte ise;
“İzzet (yücelik) Allah’ın izarıdır. Kibriya da (büyüklük) rıdasıdır. Allah buyurur ki: Kim bunlarda benimle bir münakaşaya girerse ona azap ederim.”2
Bu hadis-i kutsî ve hadis-i şerif farklı lafızlarla;
Müslim, Birr; 136; Ebu Davud, Libas; 25; İbn-i Ma’ce, Zühd; 16; Müsned, 2:248; İbn-i Hibban, Sahih, 1:272; El-Hindî, Kenzü’l Ummâl, 3:534 gibi çok sahih senetlerle rivayet edilmiştir.
Önce bu terimlerin üstünde kısaca duralım;
El-Azîm olan Allah’tır. Azamet O’nundur.
Azamet: Büyüklük, Cenab-ı Hakk’ın büyüklüğü, kibirliliktir.
El-Aziz olan Allah’tır. İzzet tamamen O’na aittir.
İzzet: Bir kimse zelil iken kavi ve kudret sahibi olmak, ziyadelik ve üstünlük, değer, kıymet, kuvvet, muhterem ve muteber olmak, bulunmaz derecede az olan bir şey.
El-Kebir olan Allah’tır. Kibriya tamamen O’na layıktır.
Kibriya: Azamet, Cenab-ı Allah’ın azameti ve kudreti, her cihette büyüklüğü.
Hadis-i Kutsî’de geçen “izar” ve “rida” ise, umreye ve hacca gidenlerin giydikleri iki parçadan meydana gelen giysidir.
İzar: Lügatta; peştamal, futa, göğüsten aşağı örtülen elbiseler, ismet, iffet, zevce gibi değişik manalara gelmektedir.
Rida: Lügatta; örtü, belden yukarı örtülen şey, çar ve şal, akıl, ilim, seha, ziğnet, parlaklık veren şey, hırka gibi farklı manalar ifade etmektedir.
Büyük allame, hadiste imam, İmam-ı Nevevi bu hadisleri şöyle anlamıştır.
“İzzet ve yüceliğin Allah’ın izarı ve ridası olarak adlandırılması mecazi anlamdadır. Mesela Araplar bir kimse hakkında; “Zühd onun gömleği, takva da kaftanıdır” derler. Bununla o kimsenin elbisesi kastedilmez. Bu söz ile ifade edilmek istenen zühd ve takvanın, o kimse de çok bariz şekilde kendini gösteren iki özellik olduğu, bu iki özelliğin hiçbir zaman kendisinden ayrılmadığıdır.
İzzet ve yüceliğe en layık olanın Allahu Teala olması ve bu iki özelliği O’nun zatına yakışması itibariyle bu şekilde örneklendirilmiştir.
Araplar arasında meşhur olan bir söz vardır.
“Filanca geniş rıdalıdır veya bol elbiselidir.” derler. Bu sözle o kimsenin çok cömert, iyilik sahibi bir kimse olduğu kastedilir.
Hadiste anılan sıfatlarla, Allah ile münakaşaya girmenin anlamı, bu sıfatları edinmeye kalkışmak; izzet ve yücelik taslamaktır.
Bu hadiste kibirlenenlere şiddetli bir azap vaadilmekte ve hadis-i şerif kibrin kendini büyük görmenin kesinlikle haram olduğunu bildirmektedir.3
Biz de deriz ki:
Kur'an-ı Kerim'de kibirden söz edilmiş ve kibirlenenler şiddetli azabla korkutulmuşlardır. Allahü Teala, kibiri, sahibinden iyilik ve başarıyı engelleyen bir sebeb olarak göstermiştir.
Bir ayet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: "Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden uzaklaştıracağım"
Bir başka ayet-i kerimesinde de: "Kibirlenenler için cehennemde bir yer yok mudur?" diye buyuruyor.
Bir başka ayet-i kerimede de şöyle buyuruyor: "Bugün yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azab göreceksiniz".
Bir başka ayet-i kerimede de şöyle buyuruluyor: "Bugün Allah'a karşı haksız yere söylediklerinizden, O'nun ayetlerine karşı büyüklük taslamanızdan ötürü alçaltıcı bir azabla cezalandırılacaksınız".
Allahü Teala'dan bizim nefislerimizi kibirden temizlemesini ve bize tevazu nimetini bahşetmesini diliyoruz. Amin.
Bizim hizmetimizin de acz-i mutlak, fakr-ı mutlak ve tevazu-u mutlak üzerine bina edilmesi de oldukça manidardır.
Necdet İÇEL
Kaynaklar:
1- Ebu Davud, Libas, 26
2- Müslim, Birr, 136
3- Nevevi’nin sahih-i Müslim şerhi, c: 10, shf; 53
Bu yazı 22/04/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1145 kişi tarafından okunmuştur.