Günün Sözü: Düşmanızın bile parmak ve dudağını ısırtabilecek bir ahlâk,muteşem bir ahlâktır.
Sitede şu an 60 kişi var. Toplamda 3,486,845 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.
ARAMA:


Ahiret İnancının Faydaları



Muhterem Müslümanlar,

Allah (c.c.) a imandan sonra hayatı tanzim edip, bir düzene koyma, beşerin, toplu olarak huzurunu temin etme, haşre, yani ölüm ötesi hayata inanmaya bağlıdır

Yaptığı şeylerin hesabını vereceğini inanmayan bir insanın hayatının müstakim olması düşünülemez. Buna karşılık attığı her adım için öbür alemde Allah (c.c.) a hesap verme düşüncesini eksik etmeyen, her davranışı bir hesabın ifadesi olan her sözü, her dinleyişi her kalbi temayülünü ötede, Allah (c.c.) a hesap verme havasına göre hassasiyetle ele alan kişinin de hayatı oldukça muntazam bir şekil arz eder.

Başta okuduğum ayette Hz Allah (c.c.) mealen;
"Ne işte bulunsan, Kurandan ne okusan ve siz ne iş yapsanız, mutlaka biz içine daldığınız an üzerinizde şahidiz (Her yaptığınızı görürürüz) Ne yerde, ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbin (in bilgisinden )kaçmaz. Ne bundan küçük ne de büyük hiçbir şey yoktur ki; hepsi apaçık bir (Allah (c.c.) ın bilgisinin nakşedildiği Levhi Mahfuzda) olmasın.. Allah (c.c.) ın bilgisi her şeyi içine almıştır. Onun bilgisi dışında kalan hiçbir şey yoktur. Her olay onun bilgisi ve izniyle olur. (2)

Yani bütün bu davranışlar ve hareketler kerim melekeler tarafından tesbit edilmektedir. Büyük, küçük, gizli ve açık, bizim hakir Allah (c.c.) ın azim gördüğü yaptığımız her şey tesbit edilmekte her şeyimize nigehban gözetleyenler ve yazanlar ve her şeyimizin hesabını görmek üzere "DEYYAN" olan Allah (c.c.) hazır ve nazırdır.

Bu ruh ve şuur içinde yaşanan bir hayat müstakim. Bu ruh ve şuur içinde yaşayan fertlerin teşkil ettiği toplum huzur içinde. Yine bu ruh ve şuur içindeki aile de yaşadıklar aileyi cennet bahçelerinden bir bahçe haline getirmişlerdir.

Gençten ihtiyara kadından erkeğe, adilden zalime herkes için içilen su ve teneffüs edilen hava kadar haşre imana ihtiyaç vardır.

Haşre iman denen bu şerbeti içmek, aynı zamanda yudum yudum huzuru yudumlamak demektir. Bu sebepledir ki beşerin sulh ve salahı için uğraşan ve ona huzur bahşetmeyi gaye edinen bütün fikir adamlarının meseleyi; bu zaviyeden değerlendirmeleri gerekmektedir.

Ferdin, ailenin, cemiyetin ve topyekün bütün insanlığın hakiki refah saadet ve huzura erebilmesi ancak ve ancak, büyük küçük bütün amellerin hesabının görülebileceği bire ahiret yurduna inanmaya bağlıdır.

Kur'an ı Kerim



"Artık kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür, ve kim zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür" (3) diyerek zerre miktar hayır işleyenin hayrının mükafatını; ve zerre miktar şer işleyenin de şerrinin cezasını göreceğini ilan etmekte ve bu mesuliyet duygusunu aşılamaktadır.

İnsanlar bu iman ve inanca sahip olduktan sonra artık ona istediğini yap!.. denebilir. Zira vaka ve realite yapılan her şeyin aynen karşılık göreceği katiyetini ifade etmektedir. Bu anlayışla bir insan alnını ak yüzünü pak edecek ve ötede onu mahcup edip yere baktırmayacak işler yapma lüzumunu duyacaktır.

Muvazene insanı Efendimiz (s.a.v.) en mühim icraatından biri kurduğu dünya nizamını "Ahirette hesap verme" akidesine dayanarak kurmasıdır. Bu hayat bire bakıma ahiretin mukaddimesi ahirete hazırlayıcı bir tarla ve insan gönlünce ahiret şule ve şemasının yakılması için verilmiş bir fırsattır. Onun içindir ki buraya "Yevmüddünya" öbür tarafa da "Yevmül Ahir" denilmiştir. Bu dünyada yapılanlar, doğacak öbür dünya için yapılmış olacaktır.

İşte Allah Rasulü Efendimiz (s.a.v.), bütün gönülleri tatmin edecek ve izan şulesini yakacak şekilde herkese bu dersi vermiştir.

Gönüller ahiret inancıyla öyle dolmuştur ki sahabi dünyayı istihkar edip, adeta gözleri dünya namına hiçbir şey görmez hale gelmiştir. İşte bir misal; " Allah Rasulü'nün (s.a.v.) huzuruna aralarında taksimi gereken bir maldan dolayı Mürafaa olmak için iki sahabi geldi. Her ikisi de kendisine daha fazla hak iddia ediyordu. İki cihan Serveri bunları dinledikten sonra ;

"Şimdi sizden biriniz, derdini daha güzel anlatarak beni ikna edip hükmü lehine verdirebilir. Ben de sizin gibi beşerim kimin delili daha mukni olursa, ona göre hüküm veririm. Fakat ahirette işin hakikatine göre hüküm verilecektir. Zalim cezasını mazlum da mükafatını bütünüyle orada görecektir." deyince. Her ikisi birden,:

"-Ya Rasulallah (s.a.v.)!.. Benim hakkım da onun olsun, ben vazgeçtim" diyorlardır. Daha sonra Allah Rasülü (a.s.m.) onlar şu hususu tavsiye buyurdu.

-Gidip malınız adil şekilde taksim ediniz, sonra da kurra çekiniz, kimin hissesine neresi düşerse payına razı olsun. Karşılıklı olarak hakkınızı helal ediniz. (4)

Cenabı Hak, ahiret inancına, hesap verme şuuruna göre, hayatımızı taksim edip şekillendirmeye muvaffak kılsın.

Necdet İÇEL
İzmir Vaizi Ekim 1998









Kaynaklar:
1- Yunus 62
2- Yunus 61
3- Zilzal 7-8
4- Buhari Şehadet 27, Müslim Akdiye :4, Tirmizi Ahkam : 11

Bu yazı 25/04/2010 tarihinde eklenmiştir.
Bu yazı 1572 kişi tarafından okunmuştur.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Tweet Tweet