1955 Yılında İzmir ilinin Torbalı ilçesi Korucuk Köyünde doğdu. Babası Molla Mehmet, annesi Hatice. Ailenin dördüncü çocuğu olan Necdet İÇEL, üç kız, iki erkek kardeştiler.
İlk Okulu köyünde okudu. Sonra iki sene değişik Kur'an kurslarında dini dersler aldı. Muhtelif Hoca Efendilerden Arapça okudu. 1974 yılında İmam-Hatip Lisesi'nden 1980 İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden mezun oldu.
Yüksek İslam Enstitüsünde okuduğu yıllarda Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü'ne bağlı yurtlarda, yurt müdür muavinliği İmam-Hatip Okulu yurdunda Yurt Müdürlüğü vazifesinde bulundu.
1980 Kasımında Müftülük - Vaizlik imtihanını kazandıktan sonra, Mart 1981 de Samsun'un Ladik ilçesi vaizi olarak atandı. 1983 Kasımında Samsun Terme ilçesi vaizi oldu. 1984 Kasımında vaizlikten istifa ederek değişik vakıf hizmetlerinde ve basın kuruluşlarında vazife yaptı.
1990 Kasımında Adana ili Yumurtalık ilçesinde yeniden vaizlik görevine başladı. 1992 Kasımında Kırıkkale Yahşıhan vaizliğine, iki sene sonrada Kırıkkale vaizi olarak göreve başladı.
1995 de Antalya ili vaizliğine iki ay sonra İzmir Merkez Vaizliğine atanan yazarımız halen İzmir'deki vazifesine devam etmektedir.
[Devamı]
GÖZÜ KARA, GÖNLÜ PEK, DİLİ CESUR BİR AKSİYON ADAMI OSMAN KARA
1960 ihtilalinden sonraki kâbus dolu günler yaşanıyordu. 1961'de bir Başbakan asılmış, ne kadar şuurlu mü'min, müslüman varsa sindirilmiş ve susturulmuştu.
Çocuk olmama rağmen müslümanlar üzerinde bir baskının olduğunu hissediyordum. Daha ötesinde görüp yaşıyordum.
Rahmetli babam sık sık İzmir'e gider, büyük hocaların vaazlarını dinler, eve geldiğinde bazılarını bize anlatırdı.
Babam evde çok az konuşurdu. Konuştuğu zaman da, İslam'ı davası yönüyle konuşurdu. Gidip gördüğü, dinlediği büyük şahsiyetlerden bahsederdi. Bizde onları büyük görür ve kabul ederdik.
Babamın sohbetine ve vaazına gittiği şahıslardan biri, o zaman Karşıyaka Müftüsü olan Osman Kara hocam idi. Ara ara bizim köye davet edilir ve köyümüzde vaaz ederdi. Etraf köylerden insanlarla da camimiz çok kalabalık olurdu ve neşelenir, şenlenirdik.
[devamı >>]
HAREKETLİ, SEMPATİK, SEVİMLİ BİR ADAM GEÇTİ BU DÜNYADAN
1975-1976 yıllarıydı... Gençliğimin en hareketli dönemini yaşıyordum. Aydın'da İmam-Hatip lisesi yurdu müdürlüğü, Vakıflar yurdu müdür yardımcılığı, İzmir'de bir küçük yurdun mesullüğü vardı üzerimde. Aynı anda Yüksek İslam Enstitüsünde talebeydim.
Genelde hareketli insanları sever, onlarla daha çabuk kaynaşırdım. Abisi vasıtasıyla tanıdığım bir dostum, hem de Can dostum... İleride Ailem dergisinin Dr. Can'ı olarak tanınan ve sevilen, benimde gerçekten Can'ım olan sevgilim bir insan Mehmet Ayvacı Bey...
Mehmet Ayvacı Bey, İzmir Ege üniversitesi Diş Hekimliği fakültesinde okuyordu. Kaldığı eve ziyarete giderdim. O da arkadaşlarıyla benim kaldığım yere gelirdi. Çok sık görüşür olmuştuk.
[devamı >]
KARAKTERİ YÜKSEK BİR İNSAN SALİH ZEKİ PEKER
Müslümanların üzerine gurbetlerin çöktüğü zaman dilimlerinden bir dilimi yaşıyorduk. 1972li yıllar... 1971 muhtırası olmuş, içeriye alınmadık şuurlu insan kalmamıştı. İzmir'de görülen 52 maznun davası devam ediyordu. Ben de bir çocuk veya genç olarak, Aydın İmam-Hatip lisesinde okuyordum. Birkaç arkadaşımla bir evde kalıyordum. Yani Aydın'ın ilk açılan ?Işık evi?nde.
Muhtıra ve sonrasındaki baskıları bütünüyle hissediyordum. İçimde burkuntular birbirini takip ediyordu. Her gün bir yerlerde ?Nur ayini yaparken şu kadar insan yakalandı. Suç aletleri; kitap, tespih, takke vs.? diye yayını tekelinde bulunduran devletin radyosundan duyuruluyordu.
Babamdan aldığım ruhla, ruhum çok ama çok yaralanıyordu. ?Gençlik, bu İslam davasına sahip çıkmaz ise, bu dava payidar olmaz.? sözünü hatırlıyor, farklı düşüncelere dalıyordum.
[devamı >]
Vahdet Ruhu
Bütün rehber ve yol göstericilere umumî vicdanı tamire yönelik bir hususu, bir kere daha hatırlatmakta fayda mülâhaza ediyoruz.
Sevginiz Allah için, nefretiniz Allah için, öfkeniz Allah için olsun. Gelin nefsanîliğe artık bir son verelim; zira nefsine perestiş edenin ne Hakk'ı, ne de halkı memnun etmesi mümkündür.
[Devamı]
Sultan Geceler
Beşeriyet başladığı ilk dönemden bu günlere kadar: "Zaman mefhumu" üzerinde durmuştur ve onun hakikatini arayıp bulmaya çalışmışlardır.
İlk çağın en büyük düşünürlerinden olan Augustinus: "Zaman mefhumu" ile alakalı şöyle der: "Eğer hiç kimse sormasa, biliyorum. Şayet bir sorana cevap vereceksem bilmiyorum."
[Devamı]
Kutsal Durak Şam
Kıyamet zamanı insanların toplanacağı ve güven içinde kalabilecekleri bir yer olarak rivayet edilen Şam, Kur'an-ı Kerim'de işaret edilen birkaç yerleşim bölgesinden biri... Hz. Muhammed (s.a.v.)'in hadislerinde övgüyle söz ettiği Şam; İslam alimleri ve ilim adamlarının bıraktığı değerli miraslarla her zaman ilgi odağı olmuştur.
[Devamı]
Kutlu Yolculuk
Hac ve Umreyi ziyaret etmek isteyenlerin el kitabı olarak hazırlanmış bu eser, isteyenlere toptan gönderilir. Seyahat Şirketlerine kendi isimleri ile yayınlama müsadesi verilir.
İslamın beş şartından biri olan Hac ibadeti ile aynı bağlamda ele alınan Umre ibadeti son zamanlarda bütün islam ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de büyük teveccüh görmektedir.
[Devamı]
Şahid Nebi Şahid Ümmet
İstedik ki bu sütünda cemaat halinde alemin şahadet ettiği zata Efendimiz a.s.m e bir şahadette daha bulunalım.
Allah (c.c.) dünya ve ahirette bizim şahadetimize göre insanlar hakkında hükmedecek
Nikahda iki şahidi sadık gerek farzdır. Mahkemede şahit şarttır. Akid şahide göre neticelenecek. Rü'yeti Hilalde en az iki şahidi sadık şarttır. Bizim şahadetimize göre hüküm veriliyor. Çünki biz ümmeti şahadetiz.
[Devamı]
Hikmetten Damlalar
Göklerdeki ve yerdekiler hepsi Allah'ı tesbih eder. Ey iman edenler yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınızı söylemeniz Allah yanında şiddetli bir buğza sebep olur. (Saf 1 , 2 , 3 )
Ey Muhammed (a.s.) yüz çevirirlerse de ki; "Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O'na (güvenip) dayanırım. Çünkü o büyük arşın sahibidir. (Tevbe 129)
[Devamı]
Ahiret İnancının Faydaları
Allah (c.c.) a imandan sonra hayatı tanzim edip, bir düzene koyma, beşerin, toplu olarak huzurunu temin etme, haşre, yani ölüm ötesi hayata inanmaya bağlıdır
Yaptığı şeylerin hesabını vereceğini inanmayan bir insanın hayatının müstakim olması düşünülemez. Buna karşılık attığı her adım için öbür alemde Allah (c.c.) a hesap verme düşüncesini eksik etmeyen, her davranışı bir hesabın ifadesi olan her sözü, her dinleyişi her kalbi temayülünü ötede,
[Devamı]
Cumhuriyet Hakkında
İslam ferdi olmaktan ziyade içtimai bir dindir. Bu yüzden va'z etmiş olduğu düsturlarla daima birleştirici olmayı, dayanışma ve kaynaşma içinde toplumun temelini sağlamlaştırmayı şiar edinmiştir. İnsanı, daima yüceltip, ona hak ettiği değeri veren ve en güzel surette yaratıldığını(3) ifade eden İslam dini, onu başıboş bırakmamış(4) Kur'an-ı Kerim vasıtasıyla ona mutluluğun huzurun ve felahın yollarını göstermiştir.
[Devamı]